Üye Girişi

Resim Galerisi

KEMALİST DEVRİM E-DERGİ YAYINDA...


DERGİ İÇİN TIKLAYIN

dergi.kemalistdevrim.org

E-posta Zinciri


Kendini Ekle KemalistDevrim
Grubu Goruntule

Sosyal aÄŸlar

Facebook'ta paylaÅŸ

Facebook Grubumuz

Kurtlar Vadisi Dizisi ve Mustafa Belgeseli Psikolojik Savaş Araçları mı? Yazdır E-posta
Yazar Yönetici   
Çarşamba, 05 Kasım 2008 00:00
Emperyalizmin farkında bile olunmadan kullanılan yeni adı küreselleÅŸme, ortaya çıktığı ülkelerin dışındaki ülkelerde, Batı'nın çıkarları doÄŸrultusunda yaÅŸamaları için her türlü aracı ve imkanı kulanmakta çok usta. Bu diÄŸer ülkeler “beyaz, batılı ve hıristiyan olmayan” ülkelerdir. Sömürge ya da yarı sömürge olan ve her yönden sömürülüp asimile edilen ülkeleri simgeler. Bir diÄŸer deyiÅŸle “mazlum milletler” i. Bu ülkeler içinde en fazla intikam hissi besledikleri ülke Türkiye’dir. Çünkü Türkiye 1919 da Mustafa Kemal PaÅŸa’ nın önderliÄŸinde baÅŸlattığı ulusal bağımsızlık savaşını, tarihin emperyalizme karşı baÅŸarıya ulaÅŸan ilk bağımsızlık savaşı olarak tüm insanlığa kabul ettirmiÅŸtir. Bu kabul ettirme Lozan’la olmuÅŸtur. İşte o gün bugündür Batı, Atatürk’ün yaptıklarını bir türlü sindiremez, her fısatta ona saldırmaya ve Türk halkının gözünde bulunduÄŸu ulu yerden indirmeye gayret eder.


Batı yüzyıllar boyunca diÄŸer ülkeleri sömürmek için çeÅŸitli araçlar kullanmıştır. Bugünlerde ,bizde, en fazla psikolojiyi – çeÅŸitli bilim dallarını kullnarak insan aklına egemen olmak kaygısındalar - kullanıyorlar, hatta bu yöntem diÄŸerlerini geride bırakmaya baÅŸladı. Önce “ günümüzün sömürge valileri”ni sömürmek istedikleri ülkelere gönderiyorlar. Bunlar o ülkenin gurur kaynaklarını yüce deÄŸerlerini listeler halinde sahiplerine sunuyorlar. Asıl çalışma bundan sonra baÅŸlıyor. O ülkedeki satılmış medya ve siyasetçiler aracılığıyla bu deÄŸerlere saldırı baÅŸlatılıyor. Bizim ülkemizde bunu açıkça görebiliriz. Kültürümüze olan saldırı – dilimizi asimile etme çalışmaları - , Türk halkının en güvendiÄŸi kurumların başında gelen Türk Silahlı Kuvvetlerine olan karalama kampanyaları ve artık ÅŸiddetini özellikle son 6 yılda arttıran Mustafa Kemal Atatürk’e karşı saldırılar. Bu aÅŸamada AB, mütareke medyası, siyasetçi üçgeninden sırası gelen devreye giriyor. 

Hiç kuÅŸku yok ki Türkiye ÅŸu anda olmak ya da olmamak savaşını veriyor. Bu mücadele gün geçtikçe ÅŸiddetini arttıracaktır. Batının güdümündeki iki grup – bölücüler ve ılımlı islamcı ya da siyasal islamcı kesinler, siyasetteki adları akp ve dtp dir.- ülkeyi gün geçtikçe karıştırmak için tüm güçleriyle çaba harcamaktadırlar. Fakat sadece bu yetmemektedir. Bir yandan muhalefeti susturmak bir yandan da Türk halkının aklında ve kültüründe olan deÄŸerleri yerle bir etmek ve onların aslında düÅŸündükleri kadar iyi güzel ve büyük olmadıklarını da halka empoze etmek gerekiyor onlarca. 

Biri yeni diÄŸeri yıllardır süren iki örnek verelim. Birincisi reyting rekorları kıran dizi Kurtlar Vadisi. Bu dizi 2 yıl önce bitmiÅŸti. Daha sonra tekrar baÅŸladı ve baÅŸta kimsenin çözemediÄŸi ve insanlara gerçek dışı gelen olaylara girdi, onları anlatmaya baÅŸladı. Dizinin sloganı Türkiye gerçeklerini anlatmak. İlk yayınlandığı yıllarda seyircinin güvenini kazanan bu dizi ikinci kez yayınlandığında anlattığı konular saçma da olsa insanlar artık ‘acaba?’ Sorusunu sormaya baÅŸladı. Bir süre sonra ülke ergenekon gözaltılarıyla çalkalanmaya baÅŸladı. Aynen dizideki çevrelerden insanlar içeri alınmaya baÅŸlandı ve iddianame açıklandığında gördük ki kurtlar vadisi dizisinde bunları izlemiÅŸtik. İddianame sanki dizinin senaryosundan adapte edilmiÅŸti. Fakat gerçekte Türk halkı bu olaylara hazırlanmıştı psikolojik olarak. Dizide ‘bakın Türkiye’ de böyle olaylar var ilerde ortaya çıkarsa ÅŸaşırmayın sakın’ denilmek istenmiÅŸti. Ergenekon soruÅŸturması adı altında aydın, asker, siyasetçi gibi birçok kesimden olan kiÅŸilerin gözaltına alınması bilgisiz ve okumayan insanlarda ‘böyle ÅŸeyler var zaten dizide de vardı bak ortaya çıktı ÅŸimdi’ gibi yaklaşımlara neden olur. İşte psikolojik savaÅŸ buna denir. Bu psikolojik savaÅŸ en fazla cahil geri kalmış toplumlarda etkili olmakta. Zaten batı nın nüfuz etmek istediÄŸi de böyle toplumlar. Biz cehaleti yenebildik mi? Hayır. Ortalama okuma yazma oranımız ilkokul 4. sınıf. İnsanların dizi ve filmlerden bu kadar rahat yönlendirebilecekleri toplumlar – hiç gocunmayalım bu ülke İstanbul Ankara İzmir’den oluÅŸmadığına göre; – bizim gibi geri kalmış ülkelerdir. 

Bugünlerde ise bir diÄŸer olay film –ya da belgesel- tartışılıyor: Mustafa. Yazan Can dündar. Bu zat kendisini Atatürkçü olarak adlandırmakta. Peki laik mi? Yeri geldikçe iÅŸte... Milliyetçi mi? Yok canım daha neler... Önceki projeleri neler? Atatürk’ le ilgili olarak Sarı Zeybek. BaÅŸka? Abdullah Gül ve saidi kürdi – tabi o saidi nursi diyor- belgeselleri çekmiÅŸ! Mustafa belgeselinde Atatürk’ün insani taraflarını gözler önüne sermiÅŸ kendi deyimiyle. Bir defa hiç filmin içeriÄŸine girmeye gerek yok. Her ÅŸeyden önce saidi kürdi ve abdullah gül belgeseli çekenbiri Atatürkçü olamaz. Kimse ‘yok sanat falan’demesin. Atatürk' ün yaptıkları bir bir yıkılırken sanat; Attila İlhan’ın ‘mustafa kemalim’ ÅŸiirini yazabilmektir, Nazım Hikmet’in Kuvayı Milliye destanını yazabilmektir, ya da bu belgeselle aynı anda oynanan Müjdat Gezen’in ‘Mustafam Kemal’ oyununu sahneleyebilmektir. Bugün Türk halkının en güvendiÄŸi ve güç aldığı yegane varlık Mustafa Kemal Atatürktür. Batı, Türk halkını en güvendiÄŸi ÅŸeyden mahrum bırakmak uÄŸruna her yola baÅŸvurur. Bu açıdan Can Dündar gibi herkesime yakın biri iyi bir seçim gibi görünüyor. Ülkemizin parçalanmak istendiÄŸi ve Atatürk devrimlerine son darbenin de vurulup ortadan kaldırılmak istendiÄŸi bu günlerde bir belgesel çekip Atatürk’e saldıranların söylemleri o belgeselin içinde gösterip Atatürk’ü sıradan bir insana indirgemek Atatürk’e yapılan bir saygısızlıktır. Her ÅŸeyden önce Atatürk ismi artık bunları aÅŸmıştır. O Attila İlhan’ın deyimiyle “Türkleri ikinci ergenekondan çıkaran sarışın kurt”tur. – O bir destanın öyküsüdür. Bugün için Türk halkına gereken ise o destanı tekrar hatırlamak ve emperyalizmin başına geçirdiÄŸi çuvalı parçalamaktır. Yoksa Atatürk çocukken din hocasından dayak yedi büyüyünce o yüzden laik olup intikam aldı gibi boÅŸ sözler devrimi halkın kafasında anlamsızlaÅŸtırmaya dönüktür. Orada gerçekleÅŸen ümmetten millete geçiÅŸ, Türk milletinin vücuda getiriliÅŸi, toplum yaÅŸamında bilimin egemen kılınması gibi bir amaç yokmuÅŸ gibi gelecektir özellikle eÄŸitim seviyesi düÅŸük insanlara ve çocuklara. Özellikle gençlere ve çocuklara diyoruz çünkü psikolojik savaÅŸ geleceÄŸimizi yapılandırmak için beyin yıkıyor beyin!
Perşembe, 08 Ocak 2009 02:29 tarihinde güncellendi