Üye Girişi

Resim Galerisi

KEMALİST DEVRİM E-DERGİ YAYINDA...


DERGİ İÇİN TIKLAYIN dergi.kemalistdevrim.org

E-posta Zinciri


Kendini Ekle KemalistDevrim
Grubu Goruntule

Sosyal ağlar

Facebook'ta paylaş

Facebook Grubumuz

CUMHURİYETİN GELECEĞİ (BAŞYAZI) Yazdır E-posta
Yazar Yönetici   
Perşembe, 09 Nisan 2009 00:00


“Türk genci, inkılapların ve rejimin sahibi ve bekçisidir. Bunların lüzmuna, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır; rejimi ve inkılapları benimsemiştir. Bunları zayıf düşürecek en küçük veya en büyük bir kıpırtı ve bir hareket duydu mu; bu memleketin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adliyesi vardır demeyecektir. Hemen müdahale edecektir ve kendi eserini koruyacaktır.” Bu sözler Mustafa Kemal Atatürk’ ün ünlü Bursa Nutku’ndan. Gençliğin bugün üstlenmesi gereken görevleri açıkça belirtiyor. Atatürk’ ten sonra nedense(!) Atatürk’ ün gösterdiği hedeflere ulaşmak isteyenler ve onun mirasını korumak isteyenlere hep kötü gözle bakıldı. Hapislere atıldılar, suikasta uğradılar hatta gencecik insanlar idama gönderildiler. Tüm bunların sonuçlarını artık çok rahat görebilmekteyiz. Karşı devrim süreci doruk noktasına ulaşmıştır bugün.


Bunlar olurken sistem kendi insanını da yetiştirdi. Verilen eğitimde gerçek Atatürkçülük aramak gereksiz; çünkü yok! İşbirlikçi hükümetler hem dış telkinlerle hem kendi işlerine de geldiği için şöyle bir gençlik yetiştirme yolunu seçtiler: Bireyci, bencil, kapitalist, Kemalizm’den uzak, Batı hayranı, kendi toplumunu ve kültürünü aşağı ve hor gören( bu durum her sömürge ülkesinde vardır), bağımsızlık bilincinden yoksun, siyasete uzak, kendi yararına olmadıkça her türlü siyasi ve toplumsal girişime girmekten korkan vb. özelliklere sahip bir gençlik. Yurtseverlere, Kemalistlere, tam bağımsız Türkiye’ den yana olanlara darbe üstüne darbe vurulurken bir yandan da geleceğin yönetici adaylarını yetiştirdiler. Bugün hala devam etmekte bu düzen. Bozmak gerek acilen!


Bugün kendisini Atatürkçü ya da Kemalist olarak tanımlayanlar lütfen bir daha düşünsünler. Kendileri elini taşın altına sokmazken bugün bile, daha onyıllar önce Mustafa Kemal Atatürk’ ün ve Türk milletinin çektiği ızdırabı, bu uğurda suikasta uğrayanları, idam sehpasına gencecik yaşta gülerek çıkanları düşünsünler koltuklarında rahatça arkalarına yaslanmış, ecnebi malı ithal kahvelerini yudumlarken ve desinler ki: Üzerime düşen görevi yapabiliyormuyum? Cevap kesinlikle “yapmıyorum” olacaktır. Çünkü yapılsaydı

bugün bu durumda olmazdık. 70’ li, 80’ li yaşlarında hala davasını savunduğu için soruşturmalarla hapislere atılanlara şöyle bir baksınlar ve sorsunlar: Acaba hangimiz genciz? Bugünkü kara tabloda bile ulusalcı, yurtsever, Atatürkçü dernek, vakıf ve kurumlara destek olmaktan aciz olanlar, ağzını açıp ‘uyanın’ demeye bile cesareti olmayanlar ; artık lütfen kendilerini Atatürkçü ya da Kemalist olarak nitelendirmesinler. Böyle Atatürkçülük olmaz. Kemalizmin özünde; cesaret , yürek, özgüven, vatan için ölmeyi onur saymak vardır; korkaklık değil. Atatürkçüyüm diyen kimsenin bireyci düşünmek gibi bir şansı yoktur. Önce vatan gelir, namus gelir, bağımsızlık gelir, şehitlere vefa gelir, şeref ve onur gelir, Türk halkının Kemalist ilke ve devrimler doğrultusunda yaşaması gelir. Kendilerini Kemalist sanıp birde psikolojik harbin farkında olduklarını düşünüp ona esir olanların bu toplumcu bakış açısını yeniden kazanmaları gerekmektedir.  

Bugün ortaya korkan ve duyarsız bir toplum çıkmıştır. Bu bilinçli olarak yapılmıştır. Bu sayede; abd “bop” unu uygulayacak; ab türkiye’ yi kapısına bağlayacak; işbirlikçi yobaz,ılımlı islamcı, ikinci cumhuriyetçi, liboş ve burada adını sayıp yerimizi boşa harcamak istemediğimiz tüm şerefini ve onurunu satmışlar, yabancılara köpekli edip Kemalizm’ in ve Kemalistlerin sonunu daha doğrusu Türkiye Cumhuriyeti’ nin sonunu getirmek için çalışacaklardır. Bugün oynanan oyun budur. Sessiz kalmak bu ülke için emek vermiş herkese ihanettir. Şimdi Bursa Nutku’ nun devamını da okuyalım: Polis gelecektir asıl suçluları, bırakıp onu yakalayacaktır. Genç, polis henüz inkılap ve Cumhuriyet’in polisi değildir diye düşünecek, fakat asla yalvarmayacaktır. Mahkeme, onu mahkum edecektir. Gene düşünecek, demek adliyeyi de ıslah etmek, rejime göre düzenlemek lazım diyecek. Onu hapse atacaklar, kanun yolundan itirazını yapmakla beraber… Meclis’e telgraflar yağdırıp haklı ve suçsuz olduğun için tahliyesine çalışılmasını, kayırılmasını istemeyecek… Diyecek ki: Ben, iman ve kanaatimin icabını yaptım. Müdahale ve hareketimde haklıyım. Eğer buraya haksız gelmişsem, bu haksızlığı meydana getiren sebep ve amelleri düzeltmek de benim vazifemdir.


İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği… MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Herkesin özeleştiri yapma ve düşünme zamanı gelmiş ve geçmektedir. Ülkemiz bir uçuruma doğru sürüklenmektedir. ‘Ak’babalar gözlerini üstümüze dikmiş öylece duruyorlar. Kemalist gençliğin yokolduğunu düşünüyorlar. Hayır! Buradayız ve Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk uğruna biz de ölüme seve seve gitmeye hazırız. Kanımızın son damlasına kadar Kemalist kalacağız bu böyle bilinsin.

YAŞASIN TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE

PAROLA: VATAN; İŞARETİ: NAMUS

Pazartesi, 13 Nisan 2009 08:18 tarihinde güncellendi