|
Yazar Yönetici
|
|
Çarşamba, 24 Şubat 2010 07:21 |
|
Hulki CEVİZOĞLU YENİÇAĞ 24 ŞUBAT 2010 Gaflarıyla tanınan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, önceki gün (Pazar), “Tuu size!” dedi. Kime? Gazetecilere. Niçin? Niçinini açıkladı. Erzincan Savcısının makam odasındaki arama için, “Adliye basıldı diyorlar. Böyle baskın mı olur? Tuu size. Bunlar hep basmaya alışmışlar. Darbeye alışmışlar” dedi.
|
|
Devamını oku...
|
|
Yazar Yönetici
|
|
Pazartesi, 22 Şubat 2010 22:20 |
|
Türkiye bugün Balyoz Darbe Planı operasyonuyla uyandı. Operasyon kapsamında 17 emekli general, 4 muvazzaf amiral, 27 subay ve bir astsubay gözaltına alındı. ANKA / AA İstanbul- Eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral İbrahim Fırtına, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek ve Eski 1.Ordu Komutanı Orgeneral Ergin Saygun’un da aralarında bulunduğu, 17 emekli general, 4 muvazzaf amiral, 27 subay ve bir astsubay gözaltına alındı. |
|
Devamını oku...
|
|
Çakır’ın kızı Fatma kandırılmasın diye |
|
Yazar Yönetici
|
|
Çarşamba, 17 Şubat 2010 11:00 |
|
BUGÜN Medeni Kanun’un kabul edildiği gün (17 Şubat 1926). Rahmetli şair Cemal Süreya’ya atfedilen bir vecize vardır: “Bir Türk İsviçre yasalarına göre evlenir, Alman yasalarına göre borçlanır, İtalyan yasalarına göre hapse girer” der. Cemal Süreya, sanırım, bizim Cumhuriyet yasalarının tercüme olduğunu ima ederek dalgasını geçiyordu. Benim görüşüme göre anayasalar ve yasalar tercüme edilerek bir başka ülkede uygulanabilir. Aslına bakarsanız zaten böyle yapılıyor. Elbette gereken uyarlamalar (adaptasyonlar) yapıldıktan sonra.Memleketimizin Cumhuriyet karşıtları Cemal Süreya’nın vecizesine bayılırlar. |
|
Pazar, 21 Şubat 2010 22:54 tarihinde güncellendi |
|
Devamını oku...
|
|
Yazar Yönetici
|
|
Cuma, 12 Şubat 2010 15:03 |
|
Yılmaz ÖZDİL 9 Şubat 2010 Hürriyet Tekelciler “komplocu” ilan edildi.
Yasadışı faaliyetmiş.Hükümeti devirmeye çalışıyorlarmış.
* DHKP-CİBDA-CE bunların adı üstünde zaten...4-C!
* Şaka bir yana...Türkiye'de “işçi sınıfı”nın hükümeti devirmesi mevirmesi mümkün değildir... Çünkü, Türkiye'de “sınıf” yoktur.
|
|
Pazar, 21 Şubat 2010 22:55 tarihinde güncellendi |
|
Devamını oku...
|
|
Türban için ağlayanlar diri diri gömülen kızı yok sayıyor |
|
Yazar Yönetici
|
|
Cuma, 12 Şubat 2010 14:59 |
|
Rıza Zelyut 10.02.2010 Güneş Peygamberimiz, 'İnsaf, imanın yarısıdır.' demiş. Yani; insafsız iseniz, imanınızın yarısı yoktur. Namaz kılmak, oruç tutmak; insafsız olanı mümin yapmaz. Hele bir de devlet malını yemiş; yani 'Beytülmal'den çalmış iseniz; derdinize derman yoktur. Bugünkü bazı Müslümanlar, çalar çırpar; sonra Hacc'a gidip aklandığını zanneder; etsinler bakalım... İnsafa dönelim... Gerçekten; insanı insan yapan o duygudur. İnsaflı olmak nedir? Olayları; insanlara uygulanan muameleleri eşit biçimde değerlendirmektir. Örnek verelim: Emine Hanımefendi; türban taktığı için kamusal alana sokulmuyor; mağdur ediliyor. O sıra kımsenin sesi soluğu çıkmıyor. Aradan 3 yıla yakın zaman geçiyor. Başbakan Erdoğan seçimlere yelken açılınca bunu gündeme getiriyor; feryat ediyor. Türkiye de bu 3 yıl önceki sıradan işi konuşmaya başlıyor. Yoksulluk unutuluyor. Her dört gençten birisinin işsiz kalması unutuluyor. En pahalı benzin kullandığımız unutuluyor. Başbakan bir kızıyor; bunların üstünü örtüyor.
|
|
Pazar, 21 Şubat 2010 22:55 tarihinde güncellendi |
|
Devamını oku...
|
|
Kutuplaşma ve Kavga mı? Uzlaşma ve Bütünleşme mi? |
|
Yazar Yönetici
|
|
Cuma, 12 Şubat 2010 14:54 |
|
Erol manisalı
Türkiye ve içinde bulunduğumuz bölge 1990 sonrasında dünyanın en karmaşık ve riskli coğrafyası haline hem geldi hem de özellikle getirildi.Küresel boyutta postmodern kavgaya başlayan “büyük aktörler” açısından Türkiye, boy hedeflerinin başında geliyor. - Yanına çekip kendi kavgasının bir parçası haline getirmek isteyenler - Ayrıştırarak ya da bölüp küçülterek kendi pasta paylaşımlarında bir araç olarak düşünenler - “Kontrollü bir istikrarsızlık” yaratarak istediği yöne sürüklemek isteyenler Türkiye ve bölge üzerindeki senaryolarını uygulamak istiyorlar. |
|
Pazar, 21 Şubat 2010 22:55 tarihinde güncellendi |
|
Devamını oku...
|
|
Yazar Yönetici
|
|
Cuma, 12 Şubat 2010 14:48 |
|
Özdemir İNCE 5 Şubat 2010 Hürriyet SİVİL darbe sabaha karşı askeri kışla ve garnizonlara, televizyon ve radyolara, başta Merkez Bankası olmak üzere bütün bankalara el koyarak yapılmaz.Sivil darbe yasa ve yönetmelik çıkartarak, yasaları saptırarak, okulları ve memur kadrolarını ele geçirerek, yeni “müsteşarlıklar” kurarak yapılır. Toplumsal yapı mutasyon geçirir ve toplumun genleri değiştirilir, zihinsel yapısı hormonlanır. Tıpkı Fethullah Hoca'nın bir zamanlar söylediği gibi yavaş yavaş, çaktırmadan, sineğin belini incitmeden. Bu süreci yani Sivil Darbe sürecini “Toplumun İslamileştirilmesi” adı altında yıllardır yazıp anlatıyor(d)um. Demek ki toplumun İslamileştirilmesi programına “Sivil Darbe Süreci” diyor bazıları ki böyle bir tanımlama da mümkündür. Ya da “Sivil Vesayet”. |
|
Devamını oku...
|
|
Laiklik ilkesinin Anayasa'ya girmesi |
|
Yazar Yönetici
|
|
Cuma, 12 Şubat 2010 14:41 |
|
Özdemir İNCE 6 Şubat 2010 Hürriyet PROF. Dr. A. Şeref Gözübüyük'ün “Açıklamalı Türk Anayasaları”nı (Turhan Kitabevi, 2002) kaynak göstererek laiklik kavramının Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'na girişinin kısa öyküsünü yazalım:TARİHİ 7 AŞAMA1) İlk Osmanlı anayasası olan Kanunu Esasî 23 Aralık 1876'da, Islahat Fermanı'nda olduğu gibi bir Hattı Hümâyun ile ilan edildi. Madde 11- Devleti Osmaniye'nin dini İslam dinidir.Bununla birlikte, aynı maddede, halkın asayişine ve genel ahlaka aykırı olmamak koşuluyla bütün inanışlar serbesttir ve Devletin koruması altındadır, denilmektedir. |
|
Devamını oku...
|
|
Demokrasi adına haltlar... |
|
Yazar Yönetici
|
|
Cuma, 12 Şubat 2010 14:35 |
|
Bekir Coşkun Haberturk 02.02.2010 DEMOKRASİ bu mudur usta?..... İnsanlığın bu en saygın, en yüce, en vazgeçilmez değerini, bir suç aletine çeviriverdiler... Hani hırsızın maymuncuğu gibi...Onurlu-namuslu aydınları varsayımlarla hapishanelere doldurdular “demokrasi” adına... Ama iktidardakilerin bin türlü kesinleşmiş suçu sual edilmiyor, yine “demokrasi” adına... Masum insanların özel hayatlarına giriyorlar... Karıları kızları malzeme yapılıyor... Dostları ile sohbetleri gazete manşetlerine taşınıyor...
“Demokrasi” adına...
|
|
Pazar, 21 Şubat 2010 22:56 tarihinde güncellendi |
|
Devamını oku...
|
|
Yazar Yönetici
|
|
Cuma, 12 Şubat 2010 14:29 |
|
Mustafa Balbay Cumhuriyet 1990’lı yıllarda art arda gelen aydın kıyımlarının ilk kurbanı Prof. Muammer Aksoy oldu.Muammer Hoca, 31 Ocak 1990’da evinin önünde kurşunlanarak katledildi.Düğmeye basılmıştı!..7.3.1990’da Çetin Emeç...da Doç. Bahriye Üçok... 4.9.1990’da Turan Dursun...6.10.1990’da Doç. Bahriye Üçok...
24.1.1993’te Uğur Mumcu...21.10.1999’da Prof. Ahmet Taner Kışlalı...18.12.2002’de Dr. Necip Hablemitoğlu... |
|
Pazar, 21 Şubat 2010 22:56 tarihinde güncellendi |
|
Devamını oku...
|
|
|