|
Laiklik Sömürü ve Türkiye |
|
|
|
Yazar Yönetici
|
|
Cuma, 26 Aralık 2008 21:26 |
| 8 - Laiklik Sömürü ve Türkiye | Türkiye Cumhuriyeti dinî, iktisadi, siyasi sömürüye ve iÅŸgale karşı kurulmuÅŸ bir devrim hareketidir. - "Din ve devlet iÅŸlerinin ayrılması" olarak basit bir biçimde tanımlayanlara rastlansa da laiklik, özünde "egemenliÄŸin kayıtsız ÅŸartsız milletin elinde bulunduÄŸu" bir düzeni gerektirir. - Laiklik ancak iktisadi, siyasi ve kültürel sömürünün geçerli olmadığı bir ortamda saÄŸlanır. Bir ülkede iktisadi, siyasi ya da kültürel sömürü varsa o toplum hiçbir zaman laik bir toplum olamaz. Sömürgeci devletler halkın iktisadi, siyasi ve kültürel egemenliÄŸini ellerinden almışlarsa o ülke laik deÄŸildir. Yüzeysel ve biçimsel, göstermelik bir laiklik söz konusudur. - Laiklik, halkın egemenliÄŸinin Tanrı'dan, dinden ayrı ve bağımsız olarak bulunması demektir. LaikliÄŸin özünde "halkın egemenliÄŸi" vardır. - Halkın egemenliÄŸi ne dinî ne de iktisadi ve siyasi odaklar tarafından elinden alınamaz. - "Halkın egemenliÄŸi üzerinde dini otoritelerin etkisi ortadan kaldırılmış; ancak iktisadi ve siyasi sömürü varsa laiklik biçimseldir" . Aynen biçimsel ve göstermelik demokrasilerde olduÄŸu gibi. BirleÅŸik kaplar gibi... Ulusun egemenliÄŸinin dinî, iktisadi ve siyasi sömürülerden "kurtarılması ve arındırılması" gerekir. İktisat, siyaset ve din (kültür) halkın egemenliÄŸi açısından, bir bütün olarak düÅŸünülmek zorundadır. - Sömürü, "dinde, iktisatta ve siyasette" bütünlük gösterir. Bir toplum iktisadi sömürü altındaysa dinî sömürü kaçınılmazdır. Laiklik ve halk egemenliÄŸi özdeÅŸleÅŸmiÅŸ kavramlardır. - ABD bu nedenle 24 Ocak 1980 kararları ile 12 Eylül 1980 askeri darbesini "bütünleÅŸtirmiÅŸtir". İktisadi ve dinî sömürü birlikte ve aynı çatı altında yürütülmüÅŸtür; generalleriyle, Özal 'ıyla, Demirel 'iyle ve Amerika'sıyla operasyon bütünleÅŸtirilmiÅŸtir. - 1990 sonrasının "yeni sömürgecilik düzeninde" dinî, siyasi ve iktisadi sömürü tam bir ÅŸeytan üçgeni oluÅŸturmuÅŸlardır. AKP, din ve sömürü 2000'li yıllarda Türkiye'nin, AKP ile birlikte " laiklikten uzak bir yapıya götürülmesine karşı çıkanlar", iktisadi ve siyasi sömürüye de karşı çıkmak zorundadırlar. Sadece, "AKP bizi laiklikten uzaklaÅŸtırıyor" demek yetmez; bu göstermelik bir ifade olur. Cumhuriyet, sosyal devlet, demokrasi ve Atatürkçülük kavramlarını, "sadece laiklik sınırları içinde algılamak'' yanlıştır. - İktisadi ve siyasi sömürüye karşıyız, - Dinî sömürüye karşıyız, laikliÄŸi (ve Cumhuriyeti) korumak istiyoruz söylevleri, "birlikte ortaya kondukları zaman" anlam taşırlar. İktisadi ve siyasi sömürüye karşı çıkmadan laiklik savunulamaz. Çünkü Atatürk 'ün kurduÄŸu Türkiye Cumhuriyeti laik kimliÄŸi ile birlikte, "antiemperyalist bir kimliÄŸe" sahiptir. Cumhuriyet'in iktisadi ve siyasi sömürüye karşı duran kimliÄŸinden söz etmeden sadece laik kimliÄŸini vurgulamak, bir masayı dört ayak yerine bir ayak üzerine tutmaya benzer; ayakta duramaz, yıkılır. Çünkü iktisadi ve siyasi sömürü varsa, "dinî sömürü de onun ayrılmaz bir parçası olacaktır". ABD ve AB, OrtadoÄŸu'yu iktisadi olarak denetimleri altına almaya çalışırken, Sünniler ile Åžiiler arasında çatışma çıkararak din sömürüsü yapmıyorlar mı? - Türkiye'de, "iÅŸbirlikçi köktendincilerle, yoÄŸun iÅŸbirliÄŸi içine girerek'' iktisadi ve siyasi çıkar elde etmiyorlar mı? - "Sünni ayrımcılığı" , TSK'nin Lübnan'a sürülmesi için kullanılmıyor mu? Din, iktisat ve siyasette sömürü, birleÅŸik kaplar gibi çalışır. Gerçekten laik olmak için her ÅŸeyden önce sömürüye karşı durmak gerekir...
|
|