- ''Kıbrıs görüÅŸmelerinde Brüksel ve Washington memnun, borsa fırladı, rekora gidiyor'' haberleri ortalığı kaplamış. Kıbrıs satılıyor ve aynı anda borsa rekora gidiyor, ilginç ''örtüÅŸme'' ; daha doÄŸrusu ''tersine korretasyon'' demek uygun düÅŸüyor. - Nasılsa, aynı ÅŸeyi 6 Mart 1995'te gümrük birliÄŸi ile AB'ye (ve Batı kapitalizmine) tek yanlı baÄŸlanırken de rekorları görmüÅŸtük. Türkiye sömürgeleÅŸirken borsa yükseliyordu. - Yine ne tesadüftür ki Aralık 1999'da Helsinki doruÄŸunda Türkiye için, Kıbrıs-Ege koÅŸulu, ''sahte adaylık'' statüsü getirilirken de rekorlar konuÅŸuldu. - Buna karşılık geçen yıl Irak tezkeresi reddedilince borsa düÅŸmüÅŸtü. Kıbrıs, Ege verilirken bizim borsa yükseliyor; ABD'nin ve AB'nin talepleri yerine getirilirken borsada iyi geliÅŸmeler oluyor. Hatta bizim pamuk, mısır, tütün, pancar, çay üreticisini iflas ettiren kanunlar Meclis'ten geçerken borsa yine yükseliyordu. Öte yandan IMF'nin iÅŸçiyi, memuru, köylüyü ezen talepleri karşılanırken borsa çıkıyordu. Affedersiniz ama bizim borsa gerçekten Türk halkına yarar saÄŸlayan bir kurum olabilir mi? Türkiye'nin ulusal çıkarları yerle bir edilirken köylü, iÅŸçi, memur ve ulusal sanayici geriletilirken borsa ileriye gidiyor. Bu iÅŸte bir terslik var, bu borsa bizim borsamız olamaz. Sıralayalım: - Kıbrıs, Annan Planı marifetiyle AB'ye (ve Yunanistan'a) teslim edilirken borsa yükseliyor. - Dış ticaret açığımız hızla büyürken, dış borcumuz hızla artarken borsada yine yükselme görülüyor. - Çokuluslu ÅŸirketler Türkiye pazarını ele geçirirken borsada yine ''hayırlı'' geliÅŸmelerin olduÄŸu ortaya çıkıyor. Hayrının kime dokunduÄŸunu iyi görmek gerekir. O zaman bu borsanın bizim deÄŸil, Türkiye üzerinde hesaplarını yürüten Batı kapitalizminin borsası olduÄŸu sonucu çıkmaz mı? Kimin borsası bu? Türk halkı siyasi, iktisadi, kültürel olarak kaybederken ''iyiye giden'' borsa kesinlikle bizim borsamız olamaz. Bizim içimizde, Batı kapitalizminin, onların dev ÅŸirketlerinin ve siyasi merkezlerinin bir borsası haline gelmiÅŸ olmuyor mu? Bunun en çarpıcı örneÄŸini Annan Planı dolayısıyla yaÅŸadık. - KKTC'de, Türkiye tarafında deÄŸil de ''Rumların, AB'nin ve ABD'nin yanında duranlar'' ilerledikçe borsa da yükseliyordu. - Karen Fogg 'un, Verheugen 'in, Weston 'un hakaret ve dayatmalarına Ankara sessiz kaldıkça borsa iyiye gidiyordu. - ABD'nin ve AB'nin mısır, tütün, ÅŸeker, sigara tekellerinin Türk köylüsünü ezen yeni düzenlemeleri Meclis'ten geçtikçe borsa düzeliyordu. - Kırk yılda bir, ''tezkereyi'' reddederek ulusal çıkarlarımızı koruduÄŸumuz gün ise borsa düÅŸüyordu. Soruyorum size, bu borsa bizim borsamız olabilir mi? Başımıza felaketler getirildikçe yükselen bir borsa, arada iyi bir ÅŸeyler yaptığımız zaman ise düÅŸen bir borsa, nasıl bizim olabilir? Dışarıdaki Türkiye ve borsa Bunun sebebi çok açık ve basittir. Türkiye Batı kapitalizminin içine alınmamış, özellikle itilmiÅŸtir. Kapitalist düzenin ''kaybedenler tarafına'' oturtulmuÅŸtur. Bu nedenle Brüksel, Washington kazandıkça, Batı kapitalizminin çokuluslu tekelleri Türkiye pazarını denetimleri altına aldıkça borsamız da yükselmektedir. Çünkü borsamız, Batı kapitalizminin Türkiye'deki uzantısı olarak algılanmaktadır. Batı'daki ülkeler ve onların ÅŸirketleri kazandıkça borsa da yükselmektedir: Batı'nın yalnız iktisadi deÄŸil siyasi, askeri ve kültürel talepleri yerine getirildikçe borsa da coÅŸmaktadır. AB ve ABD'de büyük ÅŸirketler kazanırken ülke ekonomisi de yükselir: Frankfurt, Londra, New York borsaları yükselirken ekonomileri de kazanır. Çünkü mikro geliÅŸmeler ile makro geliÅŸmeler arasında hem örtüÅŸme hem de tamamlaÅŸma (dışsallıklar) vardır. (*) Buna karşılık Türkiye ve benzerlerinde bu örtüÅŸme yoktur. Dışa bağımlı holdingler kazanırken ülke kaybeder; borsa yükselirken çiftçi, iÅŸçi, memur, ulusal sanayi zarara uÄŸrar. Çünkü Türkiye gibi ülkeler, ÅŸirketleri ve yönetimleri ile dışa tek yanlı baÄŸlanmışlardır. Sorunlarımıza çözüm ararken ''ulusallığın'' niçin bu kadar önemli olduÄŸunu bu çerçeve içinde deÄŸerlendirmek gerekir. Kıbrıs verilirken borsanın yükselmesinin ardındaki ''keramet'' bundan kaynaklanıyor; bu net bir gerçektir, tabii görmek isteyenler için... (*) Dünyada ve Türkiye'de Büyük Sermaye, Der Yayınları, 2003. Cumhuriyet / Bıçak sırtı / 2 Nisan 2004 |