Üye Girişi

Resim Galerisi

KEMALİST DEVRİM E-DERGİ YAYINDA...


DERGİ İÇİN TIKLAYIN dergi.kemalistdevrim.org

E-posta Zinciri


Kendini Ekle KemalistDevrim
Grubu Goruntule

Sosyal aÄŸlar

Facebook'ta paylaÅŸ

Facebook Grubumuz

Çevrimiçi Üyeler

Yok
Liberalizm, Faşizm, Aslanlar ve Ceylanlar Yazdır E-posta
Yazar Yönetici   
Cuma, 26 Aralık 2008 21:29
13 - Liberalizm, FaÅŸizm, Aslanlar ve Ceylanlar
DoÄŸadaki denge dayatmacı ve belirleyicidir. Aslanın ceylanı yemesi, doÄŸal düzenin ve dengenin özünü oluÅŸturur. “Fizyokratlar” iktisadı, doÄŸal dengenin oluÅŸumu içinde deÄŸerlendirdiler.
İktisadi oluÅŸumları da, “doÄŸadaki denge gibi kendi doÄŸal akışı içinde bırakarak”, en iyi sonucun elde edileceÄŸine inandılar. Klasik iktisat, bunun devamı oldu. Liberal (özgürlükçü) iktisat bunun üzerine kuruldu.
İşleri (piyasayı) kendi haline bırakmanın, iktisatta da doÄŸadaki gibi, “dengeyi saÄŸlayarak sorunları çözeceÄŸi” sanıldı. Aslanlar her zaman ceylanları yemeli ve denge bu yolla gerçekleÅŸtirilmeliydi…
Muhafazakâr ve saÄŸ iktisadi düÅŸünce özünde “doÄŸallığı, statükoculuÄŸu ve güçlünün egemenliÄŸini” benimser. Hatta bütün bunları, liberal (özgürlükçü) bir anlayış üzerine oturtmaya çalışır.
- Liberal (özgürlükçü) anlayış kamusal, toplumsal ve toplumcu müdahaleyi reddeder. Liberallere göre iktisadi olayları, “kamu yararını göz önüne alarak yönlendirmek yanlıştır”. Mikro birimlerin özgürlüÄŸü esastır. “Birey ve firma çıkarını korursa toplumsal geliÅŸme zaten bunun doÄŸal sonucu olacaktır” denir.
Neo liberalizm (yeni özgürlükçülük) aslında, “özgürlüklerin arkasına saklanmış faÅŸizmi” temsil etmektedir. 20. ve 21. yüzyıllar bunun örnekleriyle doludur.
- İngiliz ve Amerikan liberalizmi yerküremizde baskıcı, antidemokratik, darbeci ve faÅŸist sonuçları beraberinde getirmiÅŸtir. Irak’taki “yeni liberalizm oyunu” bu uygulamaların en taze örneÄŸidir.
- Yeni liberalizm, “sistemi güçlünün egemenliÄŸine” dayandırır. Batı’nın dev ÅŸirketleri ve nükleer küresel güçleri, “serbest piyasalar ve kendilerine hizmet için kurdukları uluslararası kuruluÅŸlar aracılığı ile” bu küresel egemenliÄŸi elde etmeye çalışırlar. 1978’de Dünya Bankası, IMF ve FED tarafından ortaklaÅŸa hazırlanan Washington Uzlaşısı, küresel prömiyerini 24 Ocak 1980 kararları ve 12 Eylül Amerikancı darbesi ile Türkiye’de uygulamaya açtı. (*)
Yeni liberalizm…
SoÄŸuk savaÅŸ sonrasında ABD ve AB, “dışarıdaki ülkelere” yeni liberalizmi önermeye ve dayatmaya baÅŸladı. Serbest piyasa, serbest kur, malların ve sermayenin serbest dolaşımı üzerine oturtulmuÅŸ bir düzen kurmak istediler. Bu “tek yanlı” çalışan bir sistemdi.
Ceylanların kaçabileceÄŸi, saklanabileceÄŸi bir kovuk, bir oyuk kalmamalıydı. Aslanlar avlarını (gıdalarını) elde edebilmek için her yere serbestçe girmeliydiler. Yeni liberalizm böyle bir özgürlükler düzeniydi. Aslanlar özgürce saldırabilmeliydi. Serbest piyasa, “düz ova” anlamına geliyordu, zayıflara korunacak bir yer bırakılmıyordu.
Yeni liberalizm ve dinciler
Yeni liberalizm yalnızca vahÅŸi kapitalizmin önündeki engelleri kaldırmıyordu. Dinci bir düzen kurmak isteyenler de yeni liberalizme dört elle sarıldılar. Sadece aslanların deÄŸil ÅŸeriatçıların da yolu açılıyordu.
Bir tek koşulla; aslanlara hizmet vermeli ve onların işlerini kolaylaştırmalıydılar.
- Dinciler de aynen liberaller gibi, “toplumsal ve toplumcu düÅŸünce ve uygulamalara ÅŸiddetle karşıydılar”. Siyasal İslam için bir tek kitap, bir tek düzen vardı; o da kutsal kitapta öngörülen hayat tarzıydı.
- Dinciler fizyokratların (ve liberallerin) doÄŸal yaÅŸam ve denge anlayışını, kutsal kitabın öngördüÄŸünü söyledikleri “varoluÅŸ felsefesiyle” bütünleÅŸtiriyorlardı.
Müdahale ne demekti? Toplumsal ve toplumcu kurallar olamazdı, çaÄŸdaÅŸ uygarlık gibi saçmalıklar yanlıştı! Halk kendi yaÅŸam tarzını belirleyemezdi. Nasıl yaÅŸanacağı çoktan yazılmıştı…
Bu karanlık çaÄŸ düÅŸüncesi özgürlükçü (liberal) fikirlerle saçma bir biçimde örtüÅŸtürülüyordu. VahÅŸi kapitalizm ve iÅŸbirlikçi dinciler ilginç bir koalisyon kurdular.
Kapitalizmde aslanın ceylanı parçalayıp yeme özgürlüÄŸü ile kamusal alanda türban takma özgürlüÄŸü aynı kefeye kondu. Bu saçma beraberliÄŸin uygulanabilmesi için dincilerin aslanlara bir ÅŸeyler vermesi gerekiyordu.
- Ülkenin en stratejik kurumlarının AB ve ABD tekellerine sunulmaları…
- Bizim piyasamızın onlar tarafından iÅŸgaline icazet verilmesi…
- Ülkenin yönetimine Brüksel ve Washington’un ortak edilmesi bu alış-veriÅŸin vazgeçilmez koÅŸullarıydı. Üstelik bunlar, “din adına” yapılıyordu. Siyasal İslam ile Hıristiyan dünyası arasında ilahi adalet konusunda ilginç bir beraberlik kuruldu. Dinin toplum hayatındaki önemi ve ağırlığının artması için her iki taraf da birlikte hareket ediyorlar.
Batı bu yolla, aslanların yolunu açmaya çalışırken siyasal İslam da onlara kendi özel yolunu temizletiyor. Saldıran aslanlar dincilerle birlikte ilerliyorlar, ne garip… Her ikisi de liberalizm, demokrasi ve insan haklarından söz ediyorlar, aynen Irak’taki gibi…
(*) Batı’nın Yeni Türkiye Politikası, Cumhuriyet
Kitap, 2008
4 Ekim 2008 - Cumhuriyet