Üye Girişi

Resim Galerisi

KEMALİST DEVRİM E-DERGİ YAYINDA...


DERGİ İÇİN TIKLAYIN dergi.kemalistdevrim.org

E-posta Zinciri


Kendini Ekle KemalistDevrim
Grubu Goruntule

Sosyal aÄŸlar

Facebook'ta paylaÅŸ

Facebook Grubumuz

Çevrimiçi Üyeler

Yok
Amerika ve TSKnin Görüş Ayrılıkları Yazdır E-posta
Yazar Yönetici   
Cuma, 26 Aralık 2008 21:30
14 - Amerika ve TSK’nin GörüÅŸ Ayrılıkları
ABD’nin Türkiye ve OrtadoÄŸu’ya yönelik politikaları, 2000’li yıllarda daha da netleÅŸmeye baÅŸladı. Açık ve örtülü politikaları gerçekleÅŸen uygulamaları göz önüne aldığımızda bunu, kuÅŸkuya meydan vermeyecek bir biçimde görebiliyoruz.
Öte yandan TSK’nin BOP, Kürdistan, mikro milliyetçilik, laiklik, sosyal devlet, dinci oluÅŸumlar, AB süreci, Türkiye’nin bütünlüÄŸüne yönelik politikalar, Atatürkçülük ve Kıbrıs konularındaki görüÅŸleri de biliniyor. TSK; bazen “resmi açıklamalarıyla, bazen yarı resmi beyanlarıyla”, kimi zaman da fiili tutumu ile görüÅŸlerini kamuoyuna ve ilgili kurumlara yansıtmaktadır.
ABD’nin politika, uygulama ve tutumu ile TSK’ninkileri karşılaÅŸtırdığımız zaman çok önemli ayrılıkların ortaya çıktığını görüyoruz. Bunların baÅŸlıcalarını aÅŸağıda sıralayalım;
1) Ilımlı İslam (siyasal İslam) ve dinci yapılanmalar konusundaki farklar çok büyük.. ABD Türkiye’de,“Ilımlı İslam devletini” resmi politikası haline getirmiÅŸtir.
Köktendinci siyasal partiler aracılığı ile Cumhuriyetin çaÄŸdaÅŸ deÄŸerleri yerine,“İslamcı deÄŸerleri ve yapılanmayı” tercih ettiÄŸini açık olarak göstermiÅŸtir. Bu seçenek, “ABD, İngiltere ve İsrail’in” ortak tutumunu yansıtır.
ABD ve İngiltere’nin “telkinleri ile”, Avrupa BirliÄŸi de 2004’ten beri bu çizgiye iyice yakınlaÅŸtı.
ABD’nin siyasallaÅŸmış İslam (Ilımlı İslam) modeline,TSK ÅŸiddetle karşı çıkmaktadır. NATO içinde, “nesnel ve teknik anlamda BatılılaÅŸmak isteyen TSK”, ABD’nin “öznel olarak İslamcı tercihi karşısında” zorlanmaktadır. (*)
2) TSK, ABD’nin BOP’sine karşıdır. Özellikle 2003-2008 döneminde BaÄŸdat’ta ve Irak’ın kuzeyinde izlenen Amerikan politikalarının,“Türkiye’yi hedef almaya baÅŸlaması karşısında”, TSK’de rahatsızlık artmıştır.
BOP’nin esasında, Lozan’ı ve Türkiye Cumhuriyeti’ni hedef almakta oluÅŸu, bu rahatsızlığı derinleÅŸtirmektedir. Washington; Ankara’yı Irak’ın kuzeyindeki ayrılıkçı oluÅŸumu tanımaya ve onu desteklemeye zorluyor. TSK, buna karşı tavır alıyor.
3) ABD PKK’nin siyasallaÅŸmasını ve DTP’nin “kabullenilmesini” istiyor.TSK aynı görüÅŸte deÄŸildir.
Çekiç Güç’te deÄŸiÅŸim
4) Pentagon Çekiç Güç’ün daha kapsamlı hale getirilmesini istiyor. Buna karşılık TSK, Çekiç Güç’ün kabulünün büyük hata olduÄŸunu açık açık söylemeye baÅŸladı (Büyükanıt’ın 2003 ve 2007’deki konuÅŸmaları).
5) ABD Ankara’dan NATO çerçevesinde asker istiyor. Afganistan, Lübnan, Baltık ve Afrika’da kullanmak amacıyla yapılan bu taleplere TSK karşı çıkıyor. Lübnan kararı TSK’ye raÄŸmen AKP tarafından Meclis’ten geçirildi.
6) “AB sürecine” karşı TSK’nin duruÅŸu AKP, Brüksel ve Washington’dan farklı.
- Büyükanıt Nisan 2007’de yaptığı konuÅŸmalarda,“AB’nin Türkiye’ye karşı bölücü ve ayrıştırıcı politikalar izlediÄŸini” ifade etti. İlker BaÅŸbuÄŸ ise, “AB Türkiye için bir amaç deÄŸil sadece bir araçtır” dedi (Eylül, 2008).
7 Mart 2002’de, “AKP’nin iktidar hazırlıkları, ABD tarafından yapılırken” MGK Genel Sekreteri Orgeneral Tuncer Kılınç tarihi açıklamasını yaptı: “AB bizi bölecek, dış politikada denge gerekiyor” dedi.
7) ABD İran’a saldırı konusunda, “Ankara’nın kendi yanında olmasını” istiyor. TSK ise buna karşı çıkıyor.
8) Kıbrıs konusunda, TSK’nin ABD planlarına sıcak bakmadığını iyi biliyoruz.
AKP ile dengeleme
TSK üzerinde önemli bir oyun oynanmaktadır.
- Bir yanda ABD, TSK’yi “içerde AKP ile sıkıştırmak istiyor”.
- Dışardan da Talabani, Barzani ve PKK’yi kullanıyor.
- Ayrıca, “AB süreci” ile TSK’yi etkisiz duruma getirmeye çalışıyor.
Kamuoyu yoklamalarına bakıldığında halkın büyük çoÄŸunluÄŸunun TSK’ye destek verdiÄŸi görülür.
“Güvenilirlik açısından” TSK en ön sırada bulunuyor. Buna karşılık halkın yüzde 90’ı, ABD’nin OrtadoÄŸu ve Türkiye operasyonlarına karşı.
ABD (ve AB) açısından çözüm “TSK’nin güvenirliÄŸinin ortadan kaldırılmasından geçiyor”. Bölgede, “haritaların deÄŸiÅŸtirilmesinin ve Amerikancı sivil darbelerin yapılmasının önündeki en büyük engel olarak”, TSK’yi görüyorlar. İşte bu nedenlerle;
- Siyasal İslam TSK’yi hedef almış durumda
- “AB süreci” ile TSK köÅŸeye sıkıştırılıyor
- Talabani, Barzani ve PKK kullanılarak TSK yıpratılıyor.
ABD’nin Türkiye planları ile TSK’nin tutumu arasındaki farklar ülkemizdeki kutuplaÅŸmaları derinleÅŸtiriyor. Çünkü bir kesim, Amerikan planlarının savunucusu durumuna gelmiÅŸ bulunuyor.
(*) Erol Manisalı, “Batı’nın Yeni Türkiye Politikası”, Cumhuriyet Kitap, 2008
18 Ekim 2008 - Cumhuriyet