Üye Girişi

Resim Galerisi

KEMALİST DEVRİM E-DERGİ YAYINDA...


DERGİ İÇİN TIKLAYIN dergi.kemalistdevrim.org

E-posta Zinciri


Kendini Ekle KemalistDevrim
Grubu Goruntule

Sosyal aÄŸlar

Facebook'ta paylaÅŸ

Facebook Grubumuz

Çevrimiçi Üyeler

Yok
Ulusçuluk Yazdır E-posta
Yazar Yönetici   
Cuma, 26 Aralık 2008 21:33

3 - Ulusçuluk
Kemalizm içinde milliyetçilik, bir yandan ulusal bağımsızlığın saÄŸlanması, öte yandan da çaÄŸdaÅŸlaÅŸma gereksinimlerini karşılamaya yönelik ideolojik bir öge oluÅŸturuyordu. ÇaÄŸdaÅŸ bir toplum olmak için önce ulus olmak, uluslaÅŸma aÅŸamasından geçmiÅŸ olmak gerekiyordu. UluslaÅŸma aÅŸaması, çaÄŸdaÅŸ toplumun temel özelliklerinden olan demokra-tikliÄŸi saÄŸlayabilmek için de bir ön koÅŸuldu.
ÇeÅŸitli kaynaklardan beslenen gecikmiÅŸ Türk milliyetçilik akımını bir düÅŸünce sistemi içine oturtan kiÅŸi Ziya Gökalp olmuÅŸtu. Bir yandan ulusal bağımsızlığı saÄŸlamak, öte yandan çaÄŸdaÅŸ anlamda bir ulus yaratmak ereÄŸine yönelen Mustafa Kemal, elbette ki bu birikimden yararlanmıştır. Ama, aynı zamanda, eylem içinde onu aÅŸmış, kendi damgasını taşıyan bir milliyetçilik anlayışına ulaÅŸmıştır. Bu, sınırlar ötesi hedefler gözetmeyen, ırkçı olmayan, çoÄŸulcu bir milliyetçiliktir.
Atatürk, tüm sömürge durumundaki ülkelerin, kendi deyimiyle mazlum milletlerin birer birer bağımsızlıklarını kazanacağını çok önceden söylemiÅŸ, ulusal kurtuluÅŸ savaşının baÅŸarısı ile de onlara cesaret vermiÅŸtir. Emperyalist devletlere karşı kazanılan bu ilk kurtuluÅŸ savaşı, giderek evrensel bir model oluÅŸturmuÅŸtur. Kemalist milliyetçilik anlayışının dışa yönelik hedefi, "çaÄŸdaÅŸ uluslar topluluÄŸunun eÅŸil haklara sahip bir üyesi olmak "ur. Sadece siyasal bağımsızlıkla yetinmeyen, ekonomik bağımsızlığı da içeren bir tam bağımsızlık, bu hedefin ayrılmaz bir parçasıdır.
Kemalist milliyetçiliÄŸin içe yönelik hedefi ise, çaÄŸdaÅŸ bir ulus yaratmaktır. Bu ulus, ne ırkçı ne de ümmetçi bir anlayışı yansıtmaktadır. Atatürk'e göre ulus, ne din ne de ırk temeline dayanır; ulusu yaratan temel öge, ortak tarih, o ortak tarihin ürünü ortak dil ve sonuç olarak ortak kültürdür. Atatürk ilk Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yaptığı bir konuÅŸmada, Türk, Kürt, Laz, ÇerkeÅŸ birlikte bir bütün oluÅŸturduÄŸunu vurgulamış. KurtuluÅŸ Savaşı sırasında hep Türkiye Milleti deyimini kullanmıştır. Daha sonraları karmaşık bir etnik yapıdan kendine güvenen çaÄŸdaÅŸ bir ulus yaratmak için çaba gösterdiÄŸinde de, örneÄŸin "Ne mutlu Türk olana" dememiÅŸ, "Ne mutlu Türk'üm diyene" demiÅŸtir. O'nun için Türk, Anadolu toprakları üzerinde kederde, kıvançta dayanışma içinde olan insanların adıdır. Orta Asya'daki Türk o milliyetçilik çevçevesinde yer almazken, Anadolu'nun tüm insanları, etnik kökenine bakılmaksızın ulusun bir parçası sayılmaktadır. Atatürk Medeni Bilgiler kitabında ÅŸöyle demiÅŸtir: "Türkiye Cumhur iy eti'ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir." 1935 yılındaki resmi tanımlamaya göre de, "ulus, dil, kültür ve ülkü birliÄŸi ile birbirine baÄŸlı yurttaÅŸlardan meydana gelen siyasal ve sosyal bir bütündür."
Atatürk, ulus kavramından din öÄŸesinin dışlanmasını, dinin ulus dışında ayrı bir olgu olarak deÄŸerlendirilmesini ise ÅŸöyle savunmuÅŸtur: Türkler islam dinini kabul etmeden de büyük bir millet idi. Bu dini kabul ettikten sonra, bu din, ne Arapların, ne aynı dinde bulunan Acemlerin ve ne de sairenin Türklerle birleÅŸip bir millet teÅŸkil etmelerine tesin etmedi. Bilakis, Türk milletinin milli baÄŸlarını gevÅŸetti; milli heyecanını uyuÅŸturdu. Bu pek tabii idi. Çünkü Muhammed'in kurduÄŸu dinin amacı, bütün milliyetlerin üzerinde, hepsini kapsayan bir ümmet siyaseti idi."
Milliyetçilik, aynı topraklar üzerinde benzer koÅŸulları paylaÅŸan insanların, dışa karşı korunma ve dayanışma gereksinmelerini karşılayan bir ideolojidir. Toplum içindeki çıkar çatışmalarına alet edildiÄŸinde tutucu, toplumun dışa karşı ortak yararlarını savunmak için kullanıldığında ilericidir. BaÅŸka bir deyiÅŸle, toplumdaki bir kesimin baÅŸka bir kesimi sömürmesini gözden saklamak amacıyla kullanıldığında tutucudur; ama o toplumun baÅŸka toplumlar veya baÅŸka toplumların içindeki bir kesim tarafından sömürülmesine karşı baÅŸvurulduÄŸunda ilericidir.
İlerici milliyetçilik insancıldır; insanlara acı vermeye deÄŸil, onların acılarını dindirmeye yöneliktir. İlerici milliyetçilikte, insanları egemenlik altına almak deÄŸil, onları egemenlikten kurtarmak amacı vardır. İlerici milliyetçilik, bütün insanların özgürlüÄŸünü ve tüm toplumların eÅŸitliÄŸini savunur, ilerici milliyetçilik, bölücü deÄŸil, birleÅŸtiricidir. İlerici milliyetçilik, savaÅŸçı deÄŸil barışçıdır; savaşı ancak gerektiÄŸinde, yukardaki amaçlar uÄŸruna kabul eder. iÅŸte ilerici milliyetçilik, kemalist milliyetçiliktir. Bu nitelikleriyle de, çaÄŸdaÅŸ, evrensel ve kalıcıdır.