|
Halkçılık İlkesi: Atatürk'ten Bize |
|
|
|
Yazar Yönetici
|
|
Cuma, 26 Aralık 2008 22:41 |
| 8 - Halkçılık İlkesi: Atatürk'ten Bize | Atatürk'ün halkçılık anlayışını, Türkiye'nin içinde bulunduÄŸu sosyal ve siyasal koÅŸullar ile karşılaÅŸtırmak gerekir. Bugün ilk bakışta görülen, gerçek iÅŸçi ve köylü sınıflarının bilinçlenip, kendi sınıfsal çıkarları için savaÅŸa girmiÅŸ olmalarıdır. Kemalizm'in amaçları, bu gerçeÄŸe göre yeniden deÄŸerlendirilmelidir. Artık devrimci uyanış, gerçekçi bir devrim yolu izlenmesine elveriÅŸli koÅŸulları beraberinde getirmiÅŸtir, iÅŸçi-köylü ve asker-sivil aydın kenetlenmesine dayalı bir devrimci birleÅŸim Kemalizm'in sosyal amaçlarını gerçekleÅŸtirir. Bu yapılmadıkça, yirminci yüzyılda daha nice yıllar kaybederiz. 1920 yılında Atatürk'ün devrimci Bakanlarından Mahmut Esat Bozkurt. ÅŸunlan söylüyordu: "Efendiler, memleket demek, o memleketin iktisadiyatı demektir. Hiçbir zaman o memleketin yalan yanlış politikacısı demek deÄŸildir. Fakat o memleketi, sapanıyla, elindeki o mübarek çekiciyle çalışan demircisi, çiftçisi temsil eder. Zavallı halk, Kanun-u Esasilere raÄŸmen esirdir, yine inlemektedir, yine aç sefildir..." Elli yıl önce söylenmiÅŸ bu sözlere, bugün de katılmanın acısı devrimci aydınların; utancı ve sorumluluÄŸu ise, Atatürk'ten sonra Türkiye'yi yönetenlerindir... (Cumhuriyet, /5 Kasım 1970)
|
|