|
Yazar Yönetici
|
|
Cuma, 26 Aralık 2008 22:45 |
| 11 - Aynı İnançla... | "Türkiye Büyük Millet Meclisi, milletin hayat ve istiklaline suikast eden emperyalist ve kapitalist düÅŸmanların tecavüzatına karşı müdafaa ve bu maksada münafık hareket edenleri tedip azmiyle müesses bir orduya sahiptir. Emir ve kumanda salahiyeti Büyük Millet Meclisi'nin ÅŸahsiyeti maneviyesindedir."
İşte, 1920'lerde İlk Meclis'in bütün dünyaya duyurduÄŸu ilke, inanç ve ana doÄŸrultu, bu Meclis bildirgesinin içindedir. "Kuvayı Milliye ruhu" dediÄŸimiz de budur. Atatürkçü inanç, ulusal bilinç ve yurtseverlik duygusu da bir volkan ateÅŸi gibi iÅŸte bu satırların arasında yer almıştır.
"bu hükümet demokrat bir hükümet midir, sosyalist bir hükümet midir, yani ÅŸimdiye kadar okuduÄŸumuz kitaplarda ismi zikredilen hükümetlerden hangisidir?' buyurdular.
Efendiler, bizim hükümetimiz demokratik bir hükümet deÄŸildir, sosyalist bir hükümet deÄŸildir. Ve hakikaten kitaplarda belirtilen hükümetlerin, ilmi niteliÄŸi itibariyle, hiçbirine benzemeyen bir hükümettir Fakat milli hakimiyeti, milli iradeyi yegane yansıtan bir hükümettir, bu nitelikte bir hükümettir. Sosyal bilimler noktasından bizim hükümetimizi tanımlamak gerekirse 'halk hükümeti' deriz.
Biz hayatını, istiklalini kurtarmak için çalışan ve emek veren kimseleriz, zavallı bir halkız. Mahiyetimizi bilelim. Kurtulmak yaÅŸamak için çalışan ve çalışmaya mecbur olan bir halkız. Dolayısıyla hepimizin hakkı vardır, yetkisi vardır. Fakat çalışmak sayesinde bu hakkı elde ederiz. Yoksa arka üstü yatmak ve hayatını çalışmadan geçirmek isteyen insan için bizim toplumumuz içerisinde yeri yoktur, hakkı yoktur.
O halde açıklayınız efendiler, biz bu hakkımızı koruyabilmek istiklalimizi emin bulundurabilmek için genel kurulumuzca, ulusal yapımızla bizi mahvetmek isteyen emperyalizme karşı ve bizi yutmak isteyen kapitalizme karşı ulusal gücü ile savaşı gerekli gören bir mesleÄŸi takip eden insanlarız..."
Ulusal KurtuluÅŸ Savaşımız, Atatürk'ün özlü deyiÅŸi ile "bizi mahvetmek isteyen emperyalizme ve bizi yutmak isteyen kapitalizme karşı" yapılmıştır. Bu, AtatürkçülüÄŸün alfabesidir, AtatürkçülüÄŸün baÅŸlangıç noktasıdır.
"Biz, Batı emperyalistlerine karşı yalnız kurtuluÅŸ ve bağımsızlığımızı korumakla yetinmiyoruz. Aynı zamanda Batı emperyalistlerinin bilinen her araçları ile Türk milletini emperyalizme araç olarak kullanmak istemelerine engel oluyoruz. Bununla bütün insanlığa hizmet ettiÄŸimize inanıyoruz."
Bu sözler de AtatürkçülüÄŸün evrensel boyutlarını göstermektedir. AtatürkçülüÄŸü "antiemperyalist" bakış açısından uzaklaÅŸtırmak, AtatürkçülüÄŸün tümünü yadsımak demektir. "Ben Atatürkçüyüm" diyen adamın, göÄŸsünü gere gere "ben, emperyalizme ve kapitalizme karşıyım" demesi gerekir.
AtatürkçülüÄŸün, hiç ÅŸüphesiz, Marksizm ve Leninizm ile hiçbir ilgisi yoktur. Atatürk, bunu kendi sözleri ile açıklamıştır. Ancak, AtatürkçülüÄŸün kapitalizm ile de bir yakınlığı, bir benzerliÄŸi yoktur. Nasıl olsun ki, Atatürk, kapitalizmi Türk ulusunu yutmak isteyen bir düzen" olarak görmüÅŸ ve bunu tütün dünyaya kendi sesi ile haykırmıştır.
1920'lerde ilk Büyük Millet Meclisi'nin yurtsever üyeleri, Mustafa Kemal PaÅŸa'nın öncülüÄŸünde bütün dünyaya sesleniyorlardı:
'Türkiye Büyük Millet Meclisi... Hayat ve istiklalini, yegane mukaddes bildiÄŸi Türk halkını emperyalizm ve kapitalizmin tahakküm ve zulmünden kurtararak irade ve hakimiyetinin sahibi kılmakla gayesine vasıl olacağı kanaatindedir."
Biz her yaÅŸta Atatürkçüler, biz ulusal egemenliÄŸin ve tam bağımsızlığın
savunucuları, "Kuvayı Milliye mirasçıları" bugün hep birlikte, İlk Meclis'in ulusal bağımsızlık harcı ile yoÄŸrulmuÅŸ bildirgelerine, aynı inançla, aynı amaçla katılıyor, ve ulusal inançları, tam bağımsızlık ilkesini, Kuvayı Milliye ruhunu, bir bayrak yarışı gibi kuÅŸaktan kuÅŸaÄŸa iletiyoruz. |
|  |
 | 
|
|