(O 'Türk aydını' nı tanıyoruz, 'ilerici' çünkü 'Batılı' -daha doÄŸrusu 'Batıcı'- bir bakıma 'agresif' laik; ABD 'den ve AB 'den yana; elbette bu yüzden, NATO Zirvesi 'nin ülkesinde yapılmasından gurur duyuyor; fikrince İstanbul, 'Uygar Dünya 'nın 'baÅŸkenti' oluvermiÅŸtir, ne ÅŸeref! Aslında 'Sistem' in çıkarları için, 'savaÅŸ makinesi' NATO 'yu Avrasya 'da kullanmak istek ve teÅŸebbüsünün içinde, Türkiye 'ye 'Truva atı' rolünün uygun görüldüÄŸünü, ya fark etmiyor; ya da, bu aÅŸağılanmayı sinesine çekebilecek derecede, izzetinefsini yitirmiÅŸ!
'Sistem 'in Avrasya kompleksini görebilmek için, uzaÄŸa gitmeye hiç gerek yok! Geçenlerde sorunu, bir yerde tartışıyoruz; birden dudaklarımdan, ÅŸu sözlerin döküldüÄŸünü fark ettim:
''-...bölgede olup bitenlere, kim gerçekçi bir gözle bakabilse; kimin niyetinin, neden kötü olduÄŸunu görebilir: Çeçen/Rus, Acar/Gürcü, Ermeni/Azeri, Ermeni/Türk, Türk/Kürt, Arap/Yahudi, Alevi/Sünni vb. uyuÅŸmazlıklar ve çatışmalar, ne hikmetse, buralarda yaÅŸanıyor, daha önce, Orta Avrupa ve Balkanlar'da, benzer 'etnik' sorunlar yaÅŸanmıştı, sonuç ortada, NATO'nun -aslında ABD'nin- bölgeye yerleÅŸmesi! BenzerliÄŸi ve 'itici gücü' görmemek için, adeta kör olmak lazım; aynı sonucun amaçlandığını da!..''
NATO 'nun İstanbul Zirvesi, Washington açısından, o korkunç 'savaÅŸ makinesi' nin OrtadoÄŸu 'ya ve Kafkaslar 'a yönlendirilmesi çabasıdır; iç diyalektiÄŸi, AB/ABD karşıtlığı olarak görünüyor, fakat asıl dış diyalektiÄŸi, dallanıp budaklanıyor ki, ne hikmetse, ülkemizde adeta hiç kimse onu görmek istemiyor: Batı/DoÄŸu karşıtlığı! Hangimiz, handiyse NATO Zirvesi günlerinde TaÅŸkent 'te (Özbekistan) Åžanghay BirliÄŸi Örgütü zirvesinin toplanmış olduÄŸunu, fark etti ki?
Bu adeta eÅŸzamanlı iki 'zirve' yeryüzündeki temel çeliÅŸkinin DoÄŸu ile Batı, Mazlumlar 'la Zalimler arasında olduÄŸunu kanıtlamıyor mu? Aynen, geçen yüzyılın baÅŸlarında olduÄŸu gibi!..)
'Tek kutuplu dünya' hayali boÅŸa çıktı...
Media, Avrasya konusunda, sağır ve dilsiz; oysa sadece iki zirvenin birbiri ardından toplanmış olması bile, Washington 'ın kurduÄŸu 'tek kutuplu dünya' hayalinin, çoktan boÅŸa çıktığının habercisi: ÅŸu haberleri, lütfen okur musunuz?
''...Åžanghay BirliÄŸi Örgütü liderler zirvesi, Dönem BaÅŸkanı Özbekistan CumhurbaÅŸkanı Kerimof'un baÅŸkanlığında, Intercontinental Oteli'nde yapıldı. Zirveye Kazakistan CumhurbaÅŸkanı Nazarbayef, Çin Devlet BaÅŸkanı Jintao, Rusya Devlet BaÅŸkanı Putin, Kırgızistan CumhurbaÅŸkanı Allayef, Tacikistan CumhurbaÅŸkanı Rahmanof katıldılar. Ayrıca Afganistan CumhurbaÅŸkanı Karzai ile MoÄŸolistan DışiÅŸleri Bakanı Luv Sangly Erdeneceluun da katıldıkları gibi, toplantıda birer konuÅŸma da yaptılar. MoÄŸolistan'ın baÅŸvurusu üzerine, ona, örgütün bundan sonraki toplantılarında, 'gözlemci' statüsü verilmesi karara baÄŸlandı...''
''...zirvenin ardından TaÅŸkent Deklarasyonu, Åžanghay İşbirliÄŸi Örgütü Yetki ve Ayrıcalıklarını Öngören AnlaÅŸma, Birlik Gözlemci Statüsünün Düzenlenmesine İliÅŸkin AnlaÅŸma, MoÄŸolistan'a 'gözlemci' statüsünün verilmesine iliÅŸkin anlaÅŸma ve diÄŸer anlaÅŸmalar imzalandı. Ayrıca, altı liderin katılımıyla, TaÅŸkent Terörle Mücadele Merkezi'nin açılışı gerçekleÅŸti: Örgütü, Åžanghay İşbirliÄŸi Örgütü üyelerinden devamlı elli uzmanın yürüteceÄŸi belirtiliyor...''
Dikkati ilk bakışta celbeden, kuÅŸkusuz Afganistan BaÅŸbakanı Karzai 'nin zirveye katılmış olması; ABD saldırısına uÄŸramış, adeta onun denetiminde sayılan -yoksa 'iÅŸgalinde' mi demeliydim- bir ülkenin, 'öteki zirve' ile ilgilenmesi, her bakımdan hem manalı, hem kuÅŸku uyandırıyor; ona oranla, MoÄŸolistan 'ın 'yakınlaÅŸması' o konjonktür içinde, çok daha olaÄŸan görünmüyor mu?
Hepsi bu kadar mı? Hayır!..
'Muazzam bir tarihi sorumluluk...'
Putin konuÅŸmasında ÅŸunların altını çizmiÅŸ: ''...örgütün yan kuruluÅŸları, Pekin ve TaÅŸkent'te faaliyete geçmiÅŸtir; TaÅŸkent Deklarasyonu, örgütün gelecek yapısı hakkında önemli bir unsur oluÅŸturuyor, bu deklarasyonla (buraya dikkat!) Asya-Pasifik Forumu'na çaÄŸrı yapılmıştır, onlar da ortak bir iÅŸbirliÄŸi ve güvenlik sistemi kurmaya davet edilmiÅŸtir...''
Çin Devlet BaÅŸkanı Jintao ise, ''...eÅŸitlik, açıklık ve karşılıklı çıkarlar doÄŸrultusunda, ekonomik ve ticari iÅŸbirliÄŸinin geliÅŸtirilmesi amacıyla, 900 milyon dolarlık düÅŸük faizli kredi saÄŸlama kararı verdiklerini'' kaydettikten sonra, ''...uluslararası iliÅŸkilerin demokratik çerçeveye oturtulması, uluslararası konularda ülkelerin eÅŸit iÅŸtirakinin saÄŸlanması ve BM'nin rolünün arttırılması'' üzerinde duruyor.
Galiba, bizi öncelikle ilgilendiren, Åžanghay BirliÄŸi Zirvesi öncesinde, Rusya ile Özbekistan arasında bir Stratejik Ortaklık AnlaÅŸması 'nın imzalanmış olması! Benzer bir anlaÅŸmayı, hanidir askıda bırakmış Türkiye 'nin; aynı tarihte, Asya 'yı dağıtma niyetindeki NATO 'nun zirvesine ev sahipliÄŸi etmesi; buna razı olan ya da karar verenleri, hangi muazzam tarihi sorumluluk altında bırakıyor, acaba bilen var mı?
Olayların geliÅŸmesi ve istikâmeti, 'ÇUÅž acentesi' diplomatların boyunu çoktan aÅŸmıştır.
Cumhuriyet, 02.07.2004
|