| ...Gâzi´nin ´Nokta-i Nazarı´!.. |
|
|
| Yazar Yönetici | |||
| Cumartesi, 27 Aralık 2008 23:07 | |||
|
3 - “...Gâzi´nin ´Nokta-i Nazarı´!..”... - Mustafa Kemal PaÅŸa dahil, - Türkçüler 'in 'Milli Mücâdele 'deki katkıları ve fedakârlıkları; ne reddedilebilir, ne de inkâr; bu böyledir de, sonraki yıllarda, -Mustafa Kemal PaÅŸa dahil-, Kemalistler 'in takındıkları tavrın sebebi nedir? Sanırım bunu kavrayabilmek için, daha Müdafaa-i Hukuk 'un ilk yıllarında, İstanbul Türkocağı 'nda, en önemli Türkçülerimizden birinin, ÅŸu söylediklerini bilmek, üzerinde düÅŸünmek, iyice anlamak gerekiyor. ''... Bizde Türkçülük akımının, gitgide iki kola ayrıldığını iddia etmek istiyorum. Bu akımı, ÅŸimdi moda olan tâbirlerle târif etmek istersek, birisine 'Demokratik Türkçülük', diÄŸerine 'Emperyalist Türkçülük' diyebiliriz...'' 'TürkçülüÄŸün' iki türü... ''... ( Buraya dikkat! ) 'Demokratik Türkçülük' milliyet esasını, her millet için bir hak olarak kabul ediyor ve Türkler için talep ettiÄŸi bu hakkı, diÄŸer milletlere de aynı derecede hak olarak tanıyordu. 'Demokratik Türkçülük', ihtimal ki Türklerin çoÄŸunluÄŸu, diÄŸer milletlere mahkûm durumda bulunduklarına; ve hatta hâkim sayılanların bile, iktisadi ve kültürel olarak, yalnız mahkûm deÄŸil, adeta bağımlı olduklarına; ve bu nedenle, haklılığa dayanarak, kurtuluÅŸun mümkün olacağına inanmaktan kaynaklanmakta idi. Bundan baÅŸka 'Demokrat Türkçüler', Türk'ün mevcut birikmiÅŸ kuvveti, ÅŸimdilik kendi kendini yaÅŸatmaya ancak yeter diye düÅŸünüyorlardı; diÄŸer milletleri temsil etmek ÅŸöyle dursun, yönetmeye çalışmanın bile, o kuvveti zayıflatmaya neden olacağından zararlı sayıyordu...'' ''... 'Emperyalist Türkçüler' ise, daha çok Avrupa Nasyonalistlerine benziyorlardı; herkes için geçerli hakka deÄŸil, sırf kendi kuvvetlerini arttıran milliyetçiliÄŸe taraftar idiler. ( Buraya dikkat! ) 'Demokratik Milliyetçilik' hakka dayanan ve sadece savunma amaçlıdır; gasp edilen hakkı almaya, gasp edilmek istenilen hakkı savunmaya çalışır; 'Emperyalist Milliyetçilik' ise saldırgandır; diÄŸerlerinin hukukuna tecavüzü bile onaylayarak, kendi milliyetini güçlendirmeye çalışır. 'Saldırgan Milliyetçilik' dünyada henüz bitmiÅŸ deÄŸildir; fakat zannediyorum ki bu tür milliyetçilik, er geç sona ermeye mahkûmdur: Rusların, Avusturyalıların ve Almanların baÅŸlarına gelen, bir gün olup diÄŸer Emperyalistlerin de baÅŸlarına gelecektir...'' GerçekliÄŸi ve saÄŸlamlığı, günümüzde bile geçerli olan bu sözlerin sahibi; Gâzi 'nin safında 'İstiklâl Harbi' ne 'fiilen' katılmış olan, Türk düÅŸünürü Yusuf Akçura 'dır; Kemalizm 'in oluÅŸturulmasına katkıları inkâr edilemeyecek olan bu fikirlerin, daha Müdafaa-i Hukuk Doktrini 'nin henüz oluÅŸturulmaya baÅŸlandığı yıllarda, bu kadar açık ve net olarak ortaya konulduÄŸu görülürse, Mustafa Kemal PaÅŸa 'nın yıllar sonra (1927), 'Büyük Nutuk' ta aynı bahse dokunurken, ÅŸu söylediklerine hiç ÅŸaÅŸmamak lâzımdır. Gâzi diyor ki... ''... Muhtelif milletleri, müÅŸterek ve umûmi bir unvan altında cemetmek ve bu muhtelif unsur kütlelerini, aynı hukuk ve ÅŸerâit altında bulundurarak, kavi bir devlet tesis etmek, parlak ve câzip bir nokta-i nazar-ı siyâsidir. Fakat aldatıcıdır. ( Buraya dikkat! ) Hatta, hiçbir hudut tanımayarak, dünyada mevcut bütün Türkleri dahi bir devlet halinde birleÅŸtirmek, gayr-ı kaabili istihsal bir hedeftir. Bu asırların ve asırlarca yaÅŸamakta olan insanların; çok acı, çok kanlı hâdisat ile meydana koyduÄŸu bir hakikattir...'' ''... ( Buraya dikkat! ) Panislâmizm, Panturanizm siyasetinin muvaffak olduÄŸuna ve dünyayı saha-i tatbik yapabildiÄŸine, tarihte tesadüf edilmemektedir. Irk farkı gözetmeksizin, bütün beÅŸeriyete ÅŸâmil, cihangirâne devlet teÅŸkili hırslarının netâyici de tarihte mazbuttur. Müstevli olmak hevesleri mevzu-u bahsimizin haricindedir. ( Buraya dikkat! ) İnsanlara, her türlü hissiyât ve revâbıt-ı mahsûsalarını unutturup; onları uhûvvet ve müsâvât-ı tamme dairesinde birleÅŸtirerek, 'insanî bir devlet' kurmak nazariyesi de kendine mahsus ÅŸerâite maliktir...''! Gâzi, Türkiye Cumhuriyeti 'nin hangi prensibe oturduÄŸunu, bu sözlerden sonra, ÅŸöyle ifâde edecektir: ''... Bizim vuzûh ve kaabiliyet-i tatbikiye gördüÄŸümüz meslek-i siyâsi, 'Millî Siyâset'tir. Dünyanın bugünkü umumi ÅŸerâiti ve asırların dimaÄŸlarda ve karakterlerde temerküz ettirdiÄŸi hakikatler karşısında, hayalperest olmak kadar büyük hatâ olmaz. Tarihin ifâdesi budur; ilmin, aklın, mantığı, ifâdesi böyledir...'' (Bkz. 'Nutuk' Cilt II.) Bu 'tefrik' niye?.. G erek Yusuf Akçura 'nın, gerekse Mustafa Kemal PaÅŸa 'nın; Türkçülük 'te böyle bir 'tefrik' yapması nedendir? Bunda hiç ÅŸüphesiz, Akçura 'nın Çarlık Rusyası 'nda ve Osmanlı 'da; Gâzi 'nin ise, İttihatçılar 'ın -bilhassa Enver PaÅŸa 'nın- Pan/Turanizm ve Pan/İslâmizm teÅŸebbüslerinde yaptığı, vahim yanlışların önemli rolü olmuÅŸtur. Mesela ne gibi mi? Cumhuriyet, 10.01.2005
|


