Üye Girişi

Resim Galerisi

KEMALİST DEVRİM E-DERGİ YAYINDA...


DERGİ İÇİN TIKLAYIN dergi.kemalistdevrim.org

E-posta Zinciri


Kendini Ekle KemalistDevrim
Grubu Goruntule

Sosyal aÄŸlar

Facebook'ta paylaÅŸ

Facebook Grubumuz

Çevrimiçi Üyeler

Yok
...Akçura´nın Kehânetleri... Yazdır E-posta
Yazar Yönetici   
Cumartesi, 27 Aralık 2008 23:08
4 - “...Akçura´nın Kehânetleri...”(Geçen gün, Sky/Türk , teki 'basın toplantısı' nda, Yusuf Akçura 'nın Türk aydınlarını eleÅŸtiren bir yazısını okumuÅŸtum (tarihi 1911 , çıktığı dergi SebilürreÅŸat ); önce tarihi ve yazarı belirtmediÄŸim için, dinleyenlerin çoÄŸu, günümüzün aydınlarını tarif ettiÄŸini zannetmiÅŸ; o fikirden yola çıkarak, bu gayretli ve çalışkan Türkçü'nün, daha o zamanlar, benzer olayları günümüzde de yaÅŸayacağımızı nasıl öngördüÄŸünü kanıtlayan, iki yazısını -ibret-i âlem için- sizinle paylaÅŸmak istiyorum.)

'Demokratik Türkçülük / emperyalist Türkçülük...'

(İstanbul Türkocağı'nda Bir Konferans, 1919) ''Bizde Türkçülük akımının, git gide, iki kola ayrıldığını iddia etmek istiyorum. Bu iki akım, ÅŸimdi moda olan tâbirlerle târif etmek istersek, birisine 'Demokratik Türkçülük' , diÄŸerine 'Emperyalist Türkçülük' diyebiliriz...''

''...'Demokratik Türkçülük', milliyet esasını, her millet için bir hak kabul ediyor ve Türkler için talep ettiÄŸi bu hakkı, diÄŸer milletlere de aynı derecede hak olarak tanıyordu. 'Demokratik Türkçülük', ihtimal ki Türklerin çoÄŸunluÄŸu, diÄŸer milletlere mahkûm durumda bulunduklarına; ve hatta, hâkim sayılanların bile, iktisâdi ve kültürel olarak, yalnız mahkûm deÄŸil, adeta 'bağımlı' olduklarına; ve bu nedenle, haklılığına dayanarak, kurtuluÅŸunun mümkün olacağına inanmaktan kaynaklanmakta idi. Bundan baÅŸka 'Demokrat Türkçüler' Türkün birikmiÅŸ mevcut kuvveti, ÅŸimdilik kendi kendini yaÅŸatmaya ancak yeter diye düÅŸünüyorlardı; diÄŸer milletleri temsil etmek ÅŸöyle dursun, yönetmeye çalışmayı bile, o kuvveti zayıflatmaya neden olacağından, zararlı sayıyordu..''

''...'Emperyalist Türkçüler' ise, daha çok Avrupa Nasyonalistleri'ne benziyorlardı; herkes için geçerli hakka deÄŸil, sırf kendi kuvvetlerini artıran milliyetçiliÄŸe taraftar idiler. 'Demokratik Milliyetçilik', hakka dayanan ve sadece savunma amaçlıdır: gasp edilen hakkı almaya, gasp edilmek istenilen hakkı savunmaya çalışır; 'Emperyalist Milliyetçilik' ise, saldırgandır; diÄŸerlerinin hukukuna tecavüzü bile onaylayarak, kendi milliyetini güçlendirmeye çalışır. Saldırgan Milliyetçilik, dünyada henüz bitmiÅŸ deÄŸildir; fakat zannediyorum ki, bu tür milliyetçilik, er geç sona ermeye mahkûmdur: Rusların, Avusturyalıların, Almanların baÅŸlarına gelen bir gün olup, diÄŸer emperyalistlerin de baÅŸlarına gelecektir...''

(Yusuf Akçura Türkçüler arasındaki 'Irkçı/Turancı Tavrı' (1940'lar) da 'Ülkücü Tavrı' (1960'lar) da; Demokratik Milliyetçi -yâni Müdafaa-i Hukuk'çu , yâni Kemalist - açıdan, daha o tarihte öngörmüÅŸ ve eleÅŸtirmiÅŸ midir, eleÅŸtirmemiÅŸ midir? Ehemmiyetine ve aidiyetine binaen, Avrasyacılığı tartışan genç Türkçülerin nazar-ı dikkatine arz...)

Avrupa, Türkiye'yi sömürgeleÅŸtirmek istiyor...

(İstanbul Darülfünun'da bir Konferans (1925) ''...Türkiye Cumhuriyeti'nin çaÄŸdaÅŸ bir devlete dönüÅŸmesinde, Osmanlı İmparatorluÄŸu miraslarından en fazla güçlük çıkaranı, sanıyorum ki bu imparatorluÄŸun Avrupa devletleriyle olan iliÅŸki tarzıdır. Bu iliÅŸkinin son devrelerinde, Avrupa devletleri Osmanlı Saltanatı'nı, bazen tek tek, bazen ortak himayeleri altına almaya kalkışmışlar; ve Osmanlı Devleti'ni siyasi bakımdan bir yarı sömürge, iktisadi bakımdan tam bir sömürge olarak görmüÅŸlerdir. Bu anlayış, yalnız arzu ve emelin dile getirilmesi deÄŸil, olayların ve gerçeÄŸin ifadesidir..''

''...gerçekten dünya savaşında Osmanlı Devleti, fiilen, birçok Avrupa Devleti'nin ortak bir sömürgesi halinde idi. Dünya Savaşı'nın galipleri, bu ortak iktisadi sömürgeyi, bölünmüÅŸ birer iktisadi sömürge haline çevireceklerdi; ve Osmanlı Saltanatı bu ÅŸekilde parçalanarak yok olacaktı. Türkiye'nin sömürge olmasını çıkarlarına uygun bularak, kabul eden; gayrimüslim ve Türk olmayan Osmanlılar az deÄŸildi, hatta Türkler bile yok deÄŸildi...''

''...Avrupa devletlerinin arzuları, yerlilerden bazılarının bu arzuya uygun hareket etmeleri, önemli bir etkenin; yâni Türk emel ve çıkarlarının ve gerçek deÄŸerlerinin, iyi deÄŸerlendirilip hesaba katılmamaları yüzünden, tarihin aldığı yöne uygun düÅŸmedi; Osmanlı Saltanatı'nın dağılması ve çöküÅŸü sıralarında, bir siyasi güç, bir siyasi varlık, 'Türkiye Devleti' doÄŸdu!.. Fakat Avrupa devletlerinden bazıları, hâlâ eski anlayışlarını deÄŸiÅŸtirmek istemiyorlar; imparatorluk zamanında tadı damaklarında kalan sömürge rejiminin sürdürülmesi için fırsat kolluyorlar; daha doÄŸrusu fırsat hazırlama iÅŸiyle uÄŸraşıyorlar...''

Şimdi niye olmasın?

(...inanılır gibi deÄŸil ama, Yusuf Akçura daha 1925 yılında, Beyaz, Hıristiyan ve Batılı Emperyalizm 'in, genç Türkiye Cumhuriyeti hakkında beslediÄŸi kötü niyeti, sarahaten görmüÅŸ ve söylemiÅŸ!. Sizce bu, genç Türkçüler'in, o zamanın 'Demokratik Türkçüleri' olan, Mustafa Kemal ve arkadaÅŸlarının yaptığı gibi, Avrasya formülüne yönelmesini ve onu tercih etmesini gerektiriyor mu, gerektirmiyor mu?

İki büyük Devrim'in ( 1917 Sovyet, 1919 Anadolu ) sıkı bir dayanışma içinde olduÄŸu o çeyrek yüzyılda; ( 1920/1940 ) hatırlanacağı gibi, Emperyalizm 'e Asya kapıları sımsıkı kapatılmış, Kafkasya, DoÄŸu Akdeniz ve Güneybatı Asya bölgesinde, tam bir barış ve geliÅŸme ortamı hüküm sürmüÅŸtür.

Şimdi niye olmasın?)

Cumhuriyet, 04.06.2004