Üye Girişi

Resim Galerisi

KEMALİST DEVRİM E-DERGİ YAYINDA...


DERGİ İÇİN TIKLAYIN dergi.kemalistdevrim.org

E-posta Zinciri


Kendini Ekle KemalistDevrim
Grubu Goruntule

Sosyal aÄŸlar

Facebook'ta paylaÅŸ

Facebook Grubumuz

Çevrimiçi Üyeler

Yok
..´Dip Dalgası´ Yükseliyor Yazdır E-posta
Yazar Yönetici   
Cumartesi, 27 Aralık 2008 23:08
6 - “..´Dip Dalgası´ Yükseliyor”... Gecenin bilmem kaçı, saat üç buçuk filân; camlardan bakıyorum, Çekirge 'deki (Bursa) otelin zirvesinden, UludaÄŸ 'ın eteklerinde ÅŸehrin ışıkları, gökten yere inmiÅŸ bir Samanyolu izlenimi veriyor: demek, gecesi, gündüzünden daha güzel ve etkileyici!

Birden o çaÄŸrışımlar: 40'lı yılların sonu, İstanbul 'dan Åžirket-i Hayriye 'nin bir vapuruyla (hangisi? DilniÅŸin mi? Neveser mi?), Yalova üzerinden (yoksa Mudanya mıydı? ) Bursa 'ya gelmiÅŸim; henüz Kız Lisesi 'nde yatılı okuyan, Zehra 'yı göreceÄŸim. İçimde pır pır eden, bir de ihtimal: Bursa Mapushanesi 'nde yatan Nâzım , diÅŸ tedavisi için, bazen faytonla ÅŸehre çıkıyormuÅŸ; acaba görebilir miyim?

AkÅŸam saatlerinden beri, otelin loby 'sinde, Bursa 'lı aydınlarla, ya bunları, ya bunlara benzer ÅŸeyleri konuÅŸtuk; meselenin farkı ÅŸuydu ki, ben hayatı ve aksiyonuyla 'müsellem' -hatta 'müseccel' - bir solcuyum; onlarsa, 'müsellem' ve 'müseccel' , bir saÄŸcı: zira, Bursa Türkocağı 'nın davetlisi olarak, orada bulunuyorum, yakın geçmiÅŸin onca tatsız, hatta acı hatırasına raÄŸmen, kırk yıllık dostlar, ya da 'dava arkadaÅŸları' gibi, 'memleketin halini', Türkiye 'nin nereye sürüklenmek istediÄŸini konuÅŸuyoruz: aramızda karşılıklı saygı, sevgi, hatta güven: en ufak bir serzeniÅŸ yok, hiç tartışma olmadı: inanılır gibi mi?

İnanmalısınız! Uykuya varmadan, son düÅŸüncem ne oldu? Acaba 1919 'da 'Kemal'in Neferleri' de, böyle bir 'halet-i ruhiye' , böyle bir dayanışma içinde miydiler?

'Somut ve toplumsal ilk kanıt!..'

B u türden davetlere icabet edemiyorum: ne yaşım müsait, ne yaÅŸantım; bitirmek sorumluluÄŸunu hissettiÄŸim, kapsamlı edebi tasarılarım var; kışta kıyamette, öyleyse niye, yollara düÅŸüp Osmanlı 'nın Hüdavendigâr bölgesine gidiyorum? Karşı konulmaz önemi ve cazibesi, ÅŸurdan geliyor: çaÄŸrıyı yapan, Bursa Türkocağı 'dır, sadece bu bile yeter, Türkocağı der demez, birbiri ardına yanıp sönen nice yurtsever aydın, birbirine zincirlenmektedir: Yusuf Akcura, Mustafa Suphi, Ziya Gökalp, Åževket Süreyya, Ethem Nejat, Hamdullah Suphi ve daha niceleri; üstelik, aynen ÅŸu sıralamada yaptığım gibi, bu defa davet sahipleri arasında, ADD 'liler, çeÅŸitli solcu yurtseverler, hatta iÅŸçi sendikalarından, 'emekdaÅŸlar' bulunmaktadır. BaÅŸka türlü, acaba ÅŸöyle diyebilir miyiz? Hanidir lâfını edip durduÄŸum, o 'Dip Dalgası' var ya; onun yurtsever bir ÅŸairin, asla gerçekleÅŸmeyecek bir hayali olmadığı meydana çıkıyor; tam tersine, saÄŸcısının, solcusunun, ortacısının, yürekten katıldığı, çetin bir gerçek bu; kanıtı da, elle tutulurcasına görülebilecek, bu ilk somut ve toplumsal 'kanıt'!..

Gidilmemek olur mu? Olmazdı elbet! Tayyare Kültür Merkezi , bir baÅŸka çaÄŸrışım yumağı: o yıllarda, yanılmıyorsam, Bursa 'nın en 'müteber' sinema salonuydu; ÅŸimdi artık bir metropole dönüÅŸen ÅŸehrin, kültürel nabzı olmuÅŸ; daha kapısından girerken, heyecan verici bir kalabalık, yoÄŸun bir ilgi! İlginin 'mana ve ehemmiyetini' ; söyleÅŸiden önce ve sonra, oracıkta yaptığımız imza saatlerinde, en çok alâka gören kitapların, isimleri tâyin edecek: eskilerden, 'Hangi Atatürk?', 'Hangi Batı?', 'Batı'nın Deli GömleÄŸi'; Yenilerden 'Allahın Süngüleri', 'Yıldız Hilal ve Kalpak', 'Dönek Bereketi'!. Türk halkını uyurgezer sanıp, türlü sahtekârlığı deneyenler; onun ne kadar uyanık olduÄŸunu, sadece ÅŸu seçtiÄŸi kitaplara bakıp, kestirebilirler.

Peki, 'Dip Dalgası' ?

AB muhipleri...'

A maç ortaklığı açık ve ortada, zaten söyleÅŸiye verdiÄŸim baÅŸlık, o her zaman tekrarladığım: 'Parola: Vatan', İşareti: Namus!'; İzmir 'in istirdadı sabahı, Alsancak 'taki 'Üç Åžehitler' in yazıtı; bu her ÅŸeyi ifade ediyor. 'Derin' Türk halkı, 'komprador alafrangası' 'monÅŸerlerin ve cicibeyler'in, ona yutturmaya çalıştığı 'acı ilacın' -zehrin de diyebilirsiniz- tamamen farkındadır; tepkisini, hangi soydan, hangi boydan; saÄŸ sol, hangi boyadan olursa olsun, bu salona böyle yığılarak gösteriyor. YaÄŸmura ve soÄŸuÄŸa raÄŸmen, iki bin kiÅŸiye yakın 'Kemal'in Neferi' , salonu, iki balkonu ve koridor boÅŸluklarını doldurmuÅŸtu; adeta nefesini tutarak, söylenenleri dinledi; gerekli gördüÄŸü yerde, tasvibini ve heyecanını, alkışlarıyla kanıtladı. Bursa Cezaevi dolayısıyla, hele onlara, Nâzım 'ın annesi, Celile Hanım 'ın, Vâlâ Nurettin Bey 'e yazdığı 'dramatik' mektubu okurken, ne kadar saygılıydılar: çıt çıkmıyor! DüÅŸünebiliyor musunuz, on sene evvel, hangi 'ülkücü buluÅŸması' nda, Nâzım 'dan söz edebilirdiniz?

'Dip Dalgası' , aslında bu toprakların 'vatan' ve 'namus' bilincini somutlaÅŸtırıyor; içinizden meselâ hangi gerçek 'solcu' , ÅŸu satırların altına imzasını atmaz?

''... 'AB Muhipleri', kendileri açısından 'gâzi, ÅŸehit, vatan, millet; bağımsızlık, egemenlik, bayrak, millî marÅŸ, baÅŸkent, millî sermaye, millî devlet' gibi kavramların; -'AB Kitabı'nda yeri olmadığından-, bunların hızla ortadan kaldırılma çalışmalarını, gece gündüz anlatıyorlar, dinliyoruz...''

''... 'Numaracı cumhuriyetçiler', 'bölücüler' ve diÄŸer 'iÅŸbirlikçiler' kaç kiÅŸidir? Onları 'tetikleyen' hangi etnik ve Euro'tik (parasal) sebeplerdir, bilemeyiz. Ama ÅŸunu çok iyi biliyoruz ki, İstiklâl Savaşı kahramanlarının, 'kanla, irfanla kurdukları' millî devletimizi; AB yollarında periÅŸan edip yıkmak istiyorlar.'' (Turgay TüfekçioÄŸlu/Orkun, Ocak 2005)

Mustafa Kemal PaÅŸa 'nın, masmavi aramızda olduÄŸunu, o gece Bursa 'da apaçık gördüm.

'Dip dalgası' yükseliyor.


Cumhuriyet, 24.01.2005