| ...Neden ´tek parti´ye geçilmiştir?.. |
|
|
| Yazar Yönetici | |||
| Cumartesi, 27 Aralık 2008 23:10 | |||
|
11 - “...Neden ´tek parti´ye geçilmiÅŸtir?..”... Canım, tabii elbette hatırlayacaksınız; İsmet PaÅŸa, Gâzi 'yle kendisini mukayese ederken, ÅŸöyle demiÅŸtir: ''...O, bir ÅŸeyde yüzde on baÅŸarı ÅŸansı görse, o iÅŸe girerdi; oysa ben, bir ÅŸeyde yüzde on baÅŸarısızlık ihtimâli görsem, girmem!..'' Sizi bilemem ama, bana göre 'tespit' doÄŸrudur; doÄŸrudur da, sonuçları neler olmuÅŸtur? Önce doÄŸruluÄŸun tespiti: Gâzi , baÅŸarı ihtimali yüzde 10'dan bile düÅŸük, Millî Mücâdele 'ye gözünü kırpmadan girmiÅŸ; neticede, yüzde yüz baÅŸarıyla çıkmıştır; kaç türlü ihanete, hesapsız dalavereye, her türlü maddî imkânsızlığa raÄŸmen! İsmet PaÅŸa , yüzde on dahi baÅŸarı ihtimâli görmediÄŸi için olacak; devletin başına geçer geçmez, Gâzi 'nin ilke ve uygulamasını terk etmiÅŸ; buna mukâbil, yüzde seksen baÅŸarı ihtimâli görmüÅŸ olacak ki, paldır küldür girdiÄŸi Batı 'yla ittifak Türkiye 'yi, -hepimizin gördüÄŸü gibi,- içinde çırpındığı çıkmaza getirip bırakmıştır. Kararı siz verin! Basit bir mukayese Gâzi riske girerdi, riske girmekten korkmaz, belki biraz da hoÅŸlanırdı; örnek çok, sadece bir ikisine dokunup geçelim; a/ Üzerinde Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Hey'eti Temsiliye Riyâseti nden baÅŸka unvan ve selâhiyet olmadığı halde; İngilizler 16 Mart 1335' te Meclis-i Mebûsan 'ı basıp, meb'usları derdest ederek, BekiraÄŸa KoÄŸuÅŸu' na tıkınca; derhal, Anadolu 'daki 'bütün İngiliz zâbitlerinin tutuklanması' 'tâmimini yapmış' ; yaygın bir iÅŸgal ihtimaline karşı, Ankara/İstanbul demiryolu hattındaki 'bütün köprülerin atılmasını' emretmiÅŸti. b/ Malûm ve mâhut 'Menemen Hadisesi' nin zuhurunda, Mustafa Fehmi Kubilay 'ın ÅŸehit edildiÄŸini öÄŸrenir öÄŸrenmez; dudaklarından dökülen ilk emrin: ''-...Derhal Menemen 'i topa tutunuz!'' olduÄŸu bilinmektedir. Buna mukâbil, General Pangalos 'un Kütahya/ EskiÅŸehir taarruzunda, kumandasındaki birlikler yenilgiye uÄŸrayıp; son derece müÅŸkül bir vaziyete düÅŸtükleri halde, İsmet PaÅŸa , orduyu kurtarmak için verilmesi zorunlu Kızılırmak Kavsi içine ric'at (geri çekilme) emrini, bir türlü veremiyordu; onun yerine Gâzi vermiÅŸtir. İyi de, bu mukâyese neden? İç ve dış nedenler Gâzi, Müdafaa-i Hukuk 'un ilk kumandanlarıyla, bir askeri yönetim (cunta) örgütleyerek, KurtuluÅŸ Savaşı 'nı pekâlâ yürütebilecek iken; neden son derece zor ve zahmetli olan 'kongreler' yolunu seçmiÅŸti? Çünkü hedefi Cumhuriyet , aracı Demokrasi 'dir; nitekim, barış olunca, rejimi muhalefetsiz bırakmamak için, türlü çareye baÅŸvurmuÅŸ (Kadro Hareketi', Terakkiperver'lere müsamaha, Serbest Fırka, vs.) ; daha sonra, İsmet PaÅŸa/Recep Peker ikilisinin örgütledikleri totaliterlik teÅŸebbüsüne (1935 CHP Program ve TüzüÄŸü) aynı sebepten karşı çıkmıştı. Böyle bir liderin, birdenbire yön deÄŸiÅŸtirip Takrir-i Sükûn Kanunu 'yla, ülkeyi 'tek parti' düzenine sokmasını, nasıl açıklarsınız? Bunun bir iç nedeni var, bir dış nedeni - ki ikisi birbirini tamamlıyor: Önce isterseniz, dış nedene bir göz atalım: SavaÅŸ sona erdiÄŸi andan itibaren, Emperyalist Sistem ; yeni rejimi sarsmak, zora sokmak, kendi yandaÅŸlarının eline geçirmek için, elinden geleni yapmıştı: Önce iç isyanlar, sonra Cumhuriyet'i engelleme teÅŸebbüsü; bu arada, 'Açık Kapı Siyaseti 'ni kabul ettirebilmek, Musul 'a el koymak için Åžeyh Sait ve Nastûrî İsyanları ; hepsinin üstüne tüy diken, İzmir Suikastı TeÅŸebbüsü! Sistem 'in içine düÅŸtüÄŸü 1929 Ekonomik Bunalımı, Türkiye 'nin, zaten çok zayıf devraldığı Ekonomisi 'ni, ciddi surette sarsmıştı. Ege Bölgesi , 'komprador' ecnebi ÅŸirketlerin geri çekilmesi, bir de 'Mübâdiller' yüzünden, bunalıyordu. Cumhuriyet Hükümeti , kısıtlı imkânlarıyla, zorlukların üstesinden gelemiyor. Medeniyet Zirvesi sayılan Avrupa 'da, Cumhuriyet ve Demokrasi gözden düÅŸmüÅŸ; ardı ardına, totaliter (tek partili) yönetimler kurulmaya baÅŸlamıştı; öyle ki, on yıl sonra kıt'ada sadece üç demokrasi kalacaktı: İngiltere, Fransa, İsviçre! Geri kalanlar, kapısını Sovyetler 'in açtığı, FaÅŸist ve Naziler 'in yozlaÅŸtırarak izlediÄŸi, tek partili sistemi benimsemiÅŸti. Takrir-i Sükûn Kanunu bu koÅŸullar altında çıkarıldı; Gâzi, diktatörlük heveslisi olduÄŸundan deÄŸil!.. Salih Bozok'un tanıklığı İsmet PaÅŸa , daha Kadro Hareketi 'nden hoÅŸnutsuzdur; Kadrocular, Fırka Kâtib-i Umumisi Recep Bey (Peker) 'in, alenen ve resmen, ''Onlar da kim oluyor? Fırkanın fikriyatını yapmak bize aittir!'' dediÄŸi malûm. Serbest Fırka 'dan itibaren, İsmet PaÅŸa 'nın da, 'muÄŸber' göründüÄŸü, bir hakikat; bakar mısınız, Gâzi 'nin kıdemli yâveri, Salih Bey (Bozok) ne diyor: ''Kanaatimce İsmet PaÅŸa, Serbest Fırka'nın teÅŸkilinden itibaren, Atatürk'e karşı bir iÄŸbirar ve infiâl hâsıl etmiÅŸti.(...) O zamanlar bir müddet için Atatürk'ün lâkayt ve sâkin görünmesinin, (yâni, 'müsâmaha ile karşılamasının) İsmet PaÅŸa'nın canını sıktığına, hiç ÅŸüphe etmiyorum. Fakat Atatürk'e göstermek istemedikleri, teessür ve infiâllerini; zaman zaman, etraflarında bulunanlara izhardan, kendilerini men edemiyorlardı...'' ( Can Dündar /Yaveri Atatürk'ü Anlatıyor', s. 127, DoÄŸan Kitap. Nisan 2001.) Galiba, 'tek parti' , Gâzi için bir 'zorunluluk' ; aslında özenen, İsmet PaÅŸa! Cumhuriyet, 14.03.2005
|


