| ...Gâzi´nin ´Tek Parti´ İdrâki Başka... |
|
|
| Yazar Yönetici | |||
| Cumartesi, 27 Aralık 2008 23:11 | |||
|
12 - “...Gâzi´nin ´Tek Parti´ İdrâki BaÅŸka...”...ne diyorduk? Gâzi 'nin Takrir-i Sükûn Kanunu 'na yöneliÅŸi; iç ve dış konjonktürün 'zaruretleri' altında olmuÅŸtur; üstelik, manâsı da, muhtevâsı da, İnönü' nünkinden baÅŸkadır; bunu tartışacağız, bunun için de, biri içerden, biri dışardan, iki tanıkla; önce Gâzi 'nin idrâkini dinleyelim: İçerden bir tanık: Falih Rıfkı Bey Tespit/5. ... Gâzi 'nin 'takımından' bir Kemalist Falih Rıfkı Bey (Atay), o dönemdeki bir yazısında demiÅŸ ki: ''...yeni Türkiye'de yalnız hoca ve mürtecilere karşı harp açılmış deÄŸildi; bir de, Galata vardı. Galata kelimesi 'kapitülasyon ecnebiliÄŸi' yahut bu 'ecnebiliÄŸin simsarlığı' demektir. Liberalizm'in iktisat sancağı da, onların elinde idi.. (buraya dikkat) '-...sermaye kapılarını açınız, azınlıklara karşı Anadolu'daki kısıtlamaları kaldırınız, bireyi serbest bırakınız ve devleti iÅŸe karıştırmayınız' diyorlardı: Ankara ve Anadolu, ancak böylelikle tekrar ele geçirilecek; (buraya dikkat!) Osmanlı İmparatorluÄŸu, sadece isim deÄŸiÅŸtirmiÅŸ olacaktı...'' ''...Turan Türkiyesi'ne karşı, hoca ve mürteciler, Tanzimat ve Bâbıâli, Galata; hepsi birlikte, 'Liberalizm' ve 'Demokrasi' kazanını kaldırdılar. Sorarım size, Yunan Ordusu ile İzmit'te el ele tutuÅŸan, Kuva-yı İnzibâtiye'nin kadrosunda da, bu üç unsuru bulamaz mısınız? (buraya dikkat!) Cumhuriyet, kendisini saltanat'a; Okul, kendisini Medrese'ye; Lâik, kendisini Åžeriat'a; Medeni Kanun, kendisini Mecelle'ye, nasıl kontrol ettirebilir? Ve böyle bir kontrol kurulduktan sonra, 'iÅŸte demokrasi' diye nasıl avunabilir?..'' ''...bu memlekette kazanılan paranın, ne olacağını, benim düÅŸünmeye hakkım vardır; bu memleketin ormanlarının, madenlerinin, nihayet bir toplam deÄŸeri vardır; bu deÄŸer gerçekleÅŸtikten sonra, gidip Nice köÅŸklerine, Amerikan tahvillerine, Paris apartmanlarına dönüÅŸecekse, neden memnun olayım? Ama bu servet, sahip arar gibi, gömülü olduÄŸu yerde de kalamaz; onu biz; kârı, en çok bize; faydası, en çok bize kalarak, iÅŸleteceÄŸiz. Nasıl? Bu sorunun cevabını, 'Devletçilik Prensibi'nde buluyoruz...'' ''...ben 'tek particiyim', çünkü baÅŸka türlü memleket (buraya dikkat!) üç dört siyasi partiye deÄŸil, iki medeniyete bölünür. Ben devletçiyim, çünkü baÅŸka türlü Türk, Afrika yerlisi ÅŸartlarından kurtulamaz; (çünkü) Türk Milletini, bugünkü yüksek milletler seviyesine çıkartmakta, ancak Türk evlatlarının menfaati vardır..'' Falih Rıfkı Bey (Atay), neyin nereye varacağını, adeta bir kâhin gibi görmüÅŸ ve yazmıştı. Dışardan bir tanık: Maurice Duverger ...öteki tanık, bir ecnebi: Ünlü Fransız düÅŸünürü Maurice Duverger, bakar mısınız, Gâzi 'nin 'tek partisini' nasıl solcu ve soldan ele alıyor: ''... Türkiye'de Mustafa Kemal, (buraya dikkat!) Batılı tipte bir demokrasinin ÅŸartlarını hazırlamak için, 'Tek Parti'nin Leninist yöntemlerini kullanmıştır. O bunu 'ampirik' olarak yaptı; denemesinin ideolojisi, ancak sonradan hazırlanmıştı: Nüfusun büyük çoÄŸunluÄŸunun cahil, geri kalmış, okumaz/yazmaz olduÄŸu; feodal ve tarımcı bir ülkede; Batılı bir 'sistem'in hiçbir anlamı yoktur: Bu yapmacık dekor arkasında, büyük mülk sahipleri ve geleneksel ÅŸefler, seçim iplerini çekecek ve eski yapı sürüp gidecekti; demokrasiyi kurmazdan önce, bunun ÅŸartlarını yaratmak gerekirdi; devrimci Kemalist DiktatörlüÄŸün amacı, iÅŸte budur...'' ''...tek parti, halk yığınlarının siyasal eÄŸitimini saÄŸlamaya, zaten teÅŸekkül etmiÅŸ seçkinlerin, feodallerin hizmetine katılmalarını önleyerek; onları kucaklamaya, ülkeyi Batılı demokratik yöntemlere alıştırmaya yarar. Åžüphesiz, rekabetin olmadığı bir ortamda yapılan seçim, pek fazla bir ÅŸey ifade etmemektedir ama, yurttaÅŸları oy vermeye ve üstelik memleket meselelerini göz önünde tutarak, oy vermeye ısındırmaktadır (buraya dikkat!) AzgeliÅŸmiÅŸ ülkelerdeki çok partili seçimler, seçmenin irâdesini; tek partili seçimlerden daha çok saptıran bir düzenbazlık ve ahlâksızlık içersinde cereyan etmektedir...'' (bkz: Bülent Tanör, 'Diktatörlük Üstüne!' ). Gâzi 'nin CHP 'si, çok partili düzen deneyinde; Duverger 'nin altını çizdiÄŸi, bütün rezâlet ve tehlikeleri yaÅŸadığı için; Takrir-i Sükûn Kanunu 'na ve 'tek partili' düzene, -aynen Duverger 'nin belirttiÄŸi gibi- Tek Parti'nin Leninist yöntemlerini kullanmıştır'. İsmet PaÅŸa ile, -onun BaÅŸbakanlık'tan alınmasına neden olacak- uyuÅŸmazlık da, zaten bu vesileyle patlak vermedi mi? GöreceÄŸiz. Cumhuriyet, 16.03.2005
|


