Üye Girişi

Resim Galerisi

KEMALİST DEVRİM E-DERGİ YAYINDA...


DERGİ İÇİN TIKLAYIN dergi.kemalistdevrim.org

E-posta Zinciri


Kendini Ekle KemalistDevrim
Grubu Goruntule

Sosyal aÄŸlar

Facebook'ta paylaÅŸ

Facebook Grubumuz

Çevrimiçi Üyeler

Yok
...´Sosyalizan Tek Parti´ mi; ´Faşizan Tek Parti´ mi?... Yazdır E-posta
Yazar Yönetici   
Cumartesi, 27 Aralık 2008 23:11
13 - “...´Sosyalizan Tek Parti´ mi; ´FaÅŸizan Tek Parti´ mi?...”... Belki siz de duydunuz, geçenlerde televizyondaki söyleÅŸimde, ÅŸu irdelediÄŸimiz konuya bulaÅŸtım ( KanalTürk ); CHP içindeki birbirinin karşıtı iki düÅŸünceyi -ki birini Mustafa Kemal temsil ediyordu, ötekini İsmet PaÅŸa - daha net ve açık anlatan, ÅŸöyle bir mukâyese imkânı buldum:

Üretim gücü mü, sermaye gücü mü?

''...Mustafa Kemal PaÅŸa , demokratik baÅŸlattığı, -her ÅŸeye raÄŸmen- çok partili ve çok fikirli olarak yürütmeye gayret ettiÄŸi Cumhuriyet 'in, dışardan ve içerden türlü fesatla tehdit edildiÄŸini anlayınca; Cumhuriyet 'i ve Altıok 'un ifâde ettiÄŸi asıl manâyı korumak için; - Maurice Duverger 'ye göre 'Leninist metodlarla' -'totaliterliÄŸe' geçmiÅŸtir; bu kararda, hiç kuÅŸkusuz, Üçüncü Dünya 'ya dolasıyla Anadolu İhtilali 'ne- ve Üretim Gücü İktidarı 'nı temsil eden, SSCB 'ye karşı, ciddi tehlikeler oluÅŸturan Avrupa'da, bu iki teÅŸebbüse karşı, 'totaliterliÄŸin' öteki uçtan yökseliÅŸinde etkili olmuÅŸtu; yâni FaÅŸizm 'in!!..''

''... 1917 Sovyet ve 1919 Anadolu İhtilalleri 'nin baÅŸarı kazanması, hem Emperyalizm 'le Asya ve UzakdoÄŸu arasında ciddi bir sed oluÅŸturuyor; hem de, -özellikle Macaristan 'da, Almanya ve Fransa 'daki II. Entermasyonal 'a baÄŸlı, sosyal demokrat ve sosyalist partilerin bölünmesine; Komintern 'e baÄŸlı partilerin kurulmasına yol açıyordu ki, bundan ürken Batı Avrupa Kapitalizmi , çareyi, Rusya 'da ve Türkiye 'de geliÅŸen 'sosyalizan totaliterliÄŸi tersyüz ederek; 'Sermaye Gücünü' temsil eden programlarla 'faÅŸizan totaliterliÄŸe', daha sonra da düpedüz faÅŸizme yöneldi. İlginçtir. Bunu yaparken yine halklarını aldatıyorlardı; çünkü Nazi Partisi 'nin adı, Nasyonal Sosyalist İşçi Partisi idi. İtalya'da ise, durumu Mussolini 'nin, daha önce, Pietro Nenni 'nin-, II. Enternasyonal 'in en namuslu partisi olan İtalyan Sosyalist Partisi 'nde eylemde bulunması, yanılmıyorsam, bu yüzden hapiste yatmış olması kurtarıyordu...''

''...İşte buradan baktınız mı, iki ayrı ve karşıt totaliterlik fikrinin, aynı çatı içinde olduÄŸunu görürsünüz; Gâzi, 'Sosyalizan bir Tek Particilik' tasarlamıştı, çünkü 'Beyaz, Hıristiyan ve Batılı' Emperyalizm'e kesinlikle karşıydı ; yoksa halkına ÅŸu sözleri söyler miydi:

''...Efendiler, (buraya dikkat!) Harb-i Umumi'den yalnız Rusya ve Tükiye'de ders alınmadı; bütün insanlığın zihniyetinde önemli izlenimler doÄŸmuÅŸtur; gerçi bu izlenimleri edinen milletlerin başında hâlâ mevcut müstebit beyinler, istibdatlarını kuvvetleriyle yaÅŸatmaya çalışıyor: fakat, bu baskı ne kadar güçlü olursa olsun, bu büyük fikir hareketine karşı ( anti/emperyalizmi kastediyor) duramayacaktır. İnsanlığa yönelen fikir hareketi (yâni Sosyalizm ve Demokrasi) er geç baÅŸarıya ulaÅŸacaktır: Bütün Mazlum Milletler, zalimleri bir gün mahv ve nâbut edeceklerdir...'' Ocak 1922).

O zaman soru ÅŸu: CHP program ve tüzüÄŸünü hazırlaması için Recep Peker 'i, FaÅŸist İtalya ve Nazi Almanya 'ya gönderen, BaÅŸvekil ve CHP BaÅŸkan Vekili İsmet PaÅŸa 'nın, bütün hayatında bir kere olsun, Emperyalizm' e Emperyalizm dediÄŸini iÅŸittiniz mi? Gâzi 'nin 'MuasırlaÅŸma / ÇaÄŸdaÅŸlaÅŸmak' dediÄŸini de, o 'GarplılaÅŸmak / BatılılaÅŸmak' diye anlıyordu; her kendisiyle mutâbık Tanzimat Aydını gibi!.

Önemli bir tanık, Yusuf Akçura

B undan kurtulmanın yolu, önce Emperyalizm 'in dayattığı 'BatılılaÅŸmak , (baÅŸka bir deyiÅŸle) kendi halkını onların gözüyle deÄŸerlendirip küçümsemek; kendi tarihini, onların tarihinden öÄŸrenmek ve genç nesillere öÄŸretmeye kalkışmak belâsından kurtulması zorunluydu. Oysa, Falih Rıfkı Bey 'in dediÄŸi gibi, Gâzi 'nin fırkası'nda bile Kemalistler o kadar azdı ki, rakamı söylemeye insan utanıyordu. Oysa Milli Mücadele 'nin ve Türkiye 'nin en saÄŸlam kafalı düÅŸünürlerinden Yusuf Akçura , bunu çoktan tespit etmiÅŸ ve açık açık, 1. Tarih Kongresi 'nde söylemiÅŸti.

Ne mi diyordu, öyleyse dinleyin: ''... Tanzimat Devri'nde hafif hafif belirtileri görülen Türkçülük fikir cereyanı da, II. MeÅŸrutiyet Devri'nde biraz daha açıklık kazanmıştı. (buraya dikkat!) Türkçülük fikri, Tanzimat'ın kölecesine Batı yandaÅŸlığına, cinsi ve dini kale almayan Osmanlılığa karşıydı. Türkçülük, Tanzimatçılığa karşı, bir karşı tepki oluÅŸturdu...''

''...Türk Tarih Cemiyeti'nin önündeki sorun, (buraya dikkat!) genel olarak tarihe Avrupa'nın gözüyle bakmayıp, onu sırf gerçekleri açısından görmek ve bu görüÅŸ ile Türk Kavmi'nin tarihteki hakiki yerini belirlemek, yâni Türklerin İnsanlık Tarihi'nde oynadıkları, hasımlarının gizlemeye çalıştıkları büyük rolü meydana çıkarmak ve bu suretle Türklerin hakkını vermektir...'' (1. Türk Tarih Kongresi'ndeki konuÅŸmasından)

İsmet PaÅŸa bu fikirde deÄŸildi, onun içindir ki, (CumhurbaÅŸkanı olur olmaz, rejimi 'sosyalizan totaliterlik 'ten, 'faÅŸizan totaliterliÄŸe' yönelttiÄŸi gibi, bir Perikles Devri açarak, Türklere kendi tarihlerini deÄŸil; Yunan/Roma Tarihi 'ni, kendi kültür ve medeniyetlerini deÄŸil; Yunan/Latin Medeniyetini, üstelik onların gözüyle ve onların aÄŸzından öÄŸretmeye kalktı.

Evet, sıra geldi, o ünlü program ve tüzük deÄŸiÅŸikliÄŸine!..

Cumhuriyet, 21.03.2005