|
MOON'UN KERAMETİ TÜRKİYE'YE YARADI |
|
|
|
Yazar Yönetici
|
|
Cumartesi, 27 Aralık 2008 23:19 |

|  |  | | 3 - MOON’UN KERAMETİ TÜRKİYE’YE YARADI | Sung Myung Moon’u anımsarsınız: Kore’de CIA ile iÅŸe baÅŸladığında genç bir Elektrik Mühendisiydi. ABD’nin Anti-komünist BirliÄŸi’ne yardımcı oldu; Vietnam’da savaÅŸacak gönüllüler topladı. Binlerce yıldır yinelenen kirli iÅŸlere ‘kamuflaj’ olarak dini kullanırlar. Genç Moon da bunun bilincindeydi; senaryoyu kurdu ve öncelikle tüm Hıristiyanları birleÅŸtirmek için iÅŸe baladı. BirleÅŸtirme Kilisesini yapılandırdı. Mezheplere bölünmüÅŸ olan Hıristiyanları birleÅŸtiriyorum diye, diye kendisini ‘Mesih’ (kurtarıcı) ilan etti. ABD’nin de, Tanrının hizmetinde dünyayı kurtaracak devlet olduÄŸu palavrasını gerekçe göstererek, ABD’ye hicret etti. KiÅŸisel bunalımları olan kiÅŸileri örgütüne kattı; varolan inançlarını silerek yerine kendi doktrinini yerleÅŸtirdi. Onları gün 20 saat karın tokluÄŸuna çalıştırdı. Müzik grupları, ÅŸirketler, okullar,gazeteler, gingsen ticarethaneleri, fabrikalar ve yakuzalarla, mafyalarla, Türkiye Nurcularıyla, ilahiyatçılarıyla vb. iliÅŸkiler… Öykünün gerisi örümcek ağında. Moon’un, Amerika’da onca mürit varken, Kore’den 14 yaşındaki kız çocuÄŸunu (Samsoon Hong) getirip oÄŸluyla evlendirmesinde bir keramet olmalı. Kerametin gerisi kız çocuÄŸunun acıklı öyküsü… Çocuk yaÅŸta gelin olarak girdiÄŸi ailede 14 yıl çile çeken Hong sonunda kaçmayı baÅŸardı. Onunki kötü talihti diyelim; ne de olsa her 14’lünün sonu Hong’un ki gibi olmuyor. Moon’un genç oÄŸlunun sonu da her Amerika’ya giden ünlü babanın çocuÄŸununkine benzemedi ve zavallı genç tarikat cehenneminde önce uyuÅŸturucuya sonra da intihara sürüklendi; ama ne gam; Mesih Baba Moon, Bushlarla ahbaplığını sürdürüyor. Talih iÅŸte: Bazı çocuklar oralara 1 yaşında gidiyor; dönüp geliyor ve Washington-Monaco-Telaviv yollarında Türk gençliÄŸini Amerkan uÅŸağına dönüÅŸtürüyor. * Moon gibi ABD’ye hicret eden Saidi Nursi taklitçisinin (Ayrıntı için Bkz. Meczup Yaratmak) örgütü, neredeyse Moon ÅŸebekesinin kopyası… Kopyanın da ötesinde her iki ÅŸebeke içlidışlı. İçlidışlılıktan güç doÄŸar: Moon’un Hıristiyanları, Musevileri ve Müslümanları birleÅŸtirme tezgâhının Türkiye ayağına katılan genç adamın yükseliÅŸi de hiç ÅŸaşırtıcı deÄŸil. Moon toplantılarının unutulmaz katılımcısı Sabahattin Zaim’in öÄŸrencisi CumhurbaÅŸkanı olunca, zamanın o genç adamı da hükümet danışmanlığından köÅŸk danışmanlığına zıpladı… Bakalım yine Mooncuların ahbabı ilahiyatçı Osman Zümrüt ve Salih TuÄŸ ne olacaklar? LaikliÄŸe baÄŸlılık iÅŸte böyle bir ÅŸey! Pek yakında ABD’de olduÄŸu gibi ÅŸeyhlerden, papazlardan, hahamlardan oluÅŸan bir Yüksek Din Konseyi kurulursa ÅŸaÅŸmayın; çünkü ABD’de ne yapılırsa tıpkısının burada yapılması artık farz oluyor. * Yıllardır Türklerin ahlakı deÄŸiÅŸiyor dedikçe içten içe kırılanlar oluyordu… Neyse ki seçim deÄŸiÅŸimin bir kanıtı oldu: En Türkçülerle, Türk adını anmaktan kaçınan BaÅŸbakan, SöÄŸüt’te Türkçülük kutladılar. Yıllar önce Emin ÇölaÅŸan’ın “Turgut Nereden KoÅŸuyor?” adlı kitabı Özal’ı da, çevresine topladığı çıkarcıları da sarsmıştı. Kitapçıların önünde yüzlerce metre uzunluÄŸunda kuyruklar oluÅŸuyor; kitabı bulamayanlar okuma sırasına giriyordu. Dünya siyasal tarihinde olmayan oldu ve bir kitabın etkisiyle Özal’ın arkasındaki halk desteÄŸi dibe vuruverdi. Kitapta devlet yönetim ciddiyetine uymayan, sonradan görme hanedancıların rezaletleri, yolsuzluklar vb. anlatılıyordu. Aradan çok deÄŸil 19 yıl geçti. Yozluluklar, rezaletler birbirini izledi. Devleti yönetenlerin servetleri katlandı. Özal döneminde oÄŸulların yaptığı servet, yeni oÄŸulların servetleri yanında bahÅŸiÅŸ gibi kaldı. Yolsuzluklar, açıktan yapılan soygunlar yazıldı, çizildi, kanıtlar gösterildi. CHP bu konuları seçim alanına taşıdı ve umdu ki BaÅŸbakan oÄŸlunun gemisinden, villalardan, köÅŸklerden söz edilirse oylar düÅŸer; tıpkı eskilerde olduÄŸu gibi… Oysa tam tersi oldu ve oylar düÅŸeceÄŸine katlandı. İlk akla gelen neden; soygunun, vurgunun tüm Anadolu’ya ve toplumun daha alt tabakalarına yayılması olabilir. Yolsuzlukların, soygunların artık kitlesel ortaklar yaratıyor; ama hangi ekonomik, toplumsal gerekçe bulunursa bulunsun, ahlakın altüst olduÄŸu gerçeÄŸi deÄŸiÅŸmez! |
|
|
|
Cumartesi, 27 Aralık 2008 23:19 tarihinde güncellendi |