Üye Girişi

Resim Galerisi

KEMALİST DEVRİM E-DERGİ YAYINDA...


DERGİ İÇİN TIKLAYIN dergi.kemalistdevrim.org

E-posta Zinciri


Kendini Ekle KemalistDevrim
Grubu Goruntule

Sosyal aÄŸlar

Facebook'ta paylaÅŸ

Facebook Grubumuz

Çevrimiçi Üyeler

Yok
Koflaştırma Yazdır E-posta
Yazar Yönetici   
Cumartesi, 27 Aralık 2008 23:21
1 - KoflaÅŸtırmaKENDİMİZİ aldatmayalım; Mustafa Kemal 'in kurduÄŸu Cumhuriyet tam da 84. yaşını tamamladığı sırada "ılımlı İslam devleti" ne dönüÅŸtürülme sürecinin son aÅŸamasına girmek üzeredir. Meclis, bu aÅŸamayı sonuçlandırmaya kararlı bir çoÄŸunluÄŸun hükmü altında. Cumhuriyetin öbür kurum ve kuruluÅŸlarındaki herkes aklını başına devÅŸirip gereken azmi göstermezse, 85. yıldönümünde süreç tamamlanmış olabilir.
Görüntüsü ve adı henüz deÄŸiÅŸtirilmemiÅŸ, "demokratik sosyal hukuk devleti" nin bütün organları henüz yerli yerinde bırakılmış, ama özü ortadan kaldırılmış bir Cumhuriyet, baÅŸka bir ÅŸeye dönüÅŸtürülmüÅŸ olacak. İkinci Dünya Savaşı sonrasında baÅŸlatılan "sinsi karşıdevrim" in baÅŸarısı böyle noktalanmak isteniyor.
"Demokratik" yollardan, seçimlerle, parlamento iradesiyle, kansız, gürültüsüz patırtısız, uyuyanları uyandırmadan, vurdumduymazları ürkütmeden.
Önümüzdeki aÅŸamalar bellidir. Önce cumurbaÅŸkanı seçimi.
Yalnız Meclis içindeki cumhuriyetçi muhalefet deÄŸil, dışındaki bütün kurum ve kuruluÅŸlar yasalarındaki cumhuriyetçi ödevlerin gereÄŸini yerine getirmezlerse, medyanın henüz düÅŸmemiÅŸ kalelerinde yazıp konuÅŸanlar kamuoyu önündeki sorumluluklarından kaçmazlarsa, sivil toplum örgütleri tepkilerini başıbozukluktan arınmış bir seferberlikle ortaya koymazlarsa, başına Sayın Sezer kadar bilinçli, titiz ve kararlı olmayan bir kiÅŸinin getirileceÄŸi bir cumhuriyet kısa zamanda gitti gider.
İtirazsız yayımlanıveren çarpık yasalarla, hemen imzalanıveren tarikatçı atamalarla, çabucak onaylanıveren yüksek yargıç ve rektör seçimleriyle.
İkinci fasıl, peÅŸrevi ÅŸimdiden çalınmaya baÅŸlayan anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸidir.
Cumhuriyetçi hukuk dünyası, barolarıyla, üniversiteleriyle bu konuda uyanık durmak, demokrasi ya da özgürlük adına yapılacak deÄŸiÅŸikliklerin gerisindeki iç ve dış sinsilikleri, Cumhuriyeti koflaÅŸtıran düzenlemeleri açığa çıkarmak zorundadır.
Büyük tehlike, ekonomisinin yönlendiriliÅŸi uluslararası sermaye kuruluÅŸlarının eline geçmiÅŸ, kamu hizmeti niteliÄŸindeki bütün ulusal iÅŸletmeleri yabancılara satılmış ve en kötüsü, bunların arasına Körfez ÅŸeyhliklerinden Batı'nın ÅŸaibeli kuruluÅŸlarına ve eski komünist dünyanın mafyamsı çevrelerine kadar ne idüÄŸü belirsiz kiÅŸilerin sokulmuÅŸ olmasıdır. Ayrıca baÅŸarı göstergesi olarak kullanılan, ama yüzde yetmiÅŸiyle yabancılara oynayan bir borsa var. Böyle bir ortamda, ellerindeki ekonomik gücü ve parasal araçları serbestçe kullanacak olanlarla içteki iÅŸbirlikçilerinin Türkiye'yi istedikleri siyasal yöne sürüklemeleri iÅŸten deÄŸildir.
Türkiye devleti, ne yazık ki, çaÄŸdaÅŸlaÅŸma ve küreselleÅŸme adına yürütülen politikalarla ve bunlara direnme azmini gösteremeyen emek cephesinin aymazlığıyla ekonomik bakımdan da koflaÅŸtırılmış, kırılgan duruma düÅŸürülmüÅŸtür.
Cumhuriyetin ayakta tutulması, o cephede de savaşmayı gerektiriyor.