Üye Girişi

Resim Galerisi

KEMALİST DEVRİM E-DERGİ YAYINDA...


DERGİ İÇİN TIKLAYIN dergi.kemalistdevrim.org

E-posta Zinciri


Kendini Ekle KemalistDevrim
Grubu Goruntule

Sosyal aÄŸlar

Facebook'ta paylaÅŸ

Facebook Grubumuz

Çevrimiçi Üyeler

Yok
1919 ve 2007 Yazdır E-posta
Yazar Yönetici   
Cumartesi, 27 Aralık 2008 23:21
2 - 1919 ve 2007KONUÅžAN , mesleÄŸinde parlamış, o mesleÄŸin uluslararası kuruluÅŸlarında yönetici duruma geçmiÅŸ, toplumda parlak bir yer tutmuÅŸ, dünyanın neresine giderse gitsin geçim sıkıntısı çekmeyecek kadar rahatlatıcı düzeye eriÅŸmiÅŸ bir kiÅŸi. Bu nitelikleriyle de çok seyahat eden, her ülkenin yüksek düzeydeki önemli kiÅŸileriyle görüÅŸen.
22 Temmuz seçimlerinden sonra Amerika'ya ve Avrupa'nın çeÅŸitli köÅŸelerine uzanan meslek seyahatlerinden sonra ÅŸöyle diyor: "Bizlerin burada kendi geleceÄŸimize iliÅŸkin olarak hissettiÄŸimiz karamsar ve endiÅŸeli duyguların tam tersine, Türkiye konusunda müthiÅŸ bir iyimserliÄŸi var dışarının. 'Niçin kaygılısınız?' diyorlar, 'Bölgenin en önemli ve güçlü ülkesisiniz; demokratik bir seçim yaptınız; ülkeniz için iyi iÅŸler yapıp halkın desteÄŸini kazanmış bir hükümetiniz var; geleceÄŸe güvenle bakmanız gerekir' ."
Ayrıca ÅŸunları da ekliyor o kiÅŸi sözlerine: "Amerikalılar memnun, Avrupa sevinçli; Türkiye'de olanlardan sonra Yunanlıların ve İranlıların da etekleri zil çalıyor keyiften. İçte bizlerin kötümser duygularımızla, dışta aÅŸağı yukarı aynı düzeydeki insanların iyimserlikleri arasında derinden düÅŸündürücü bir ÅŸey olsa gerek."
Haksız mı?
İç ve dış tepkiler arasındaki bu çeliÅŸki mutlaka ilginç sonuçlara gebedir.
Åžöyle bir düÅŸünürseniz, Yeni Osmanlılar ve Jön Türkler geleneÄŸinden gelip Mütareke döneminin iç ve dış koÅŸulları karşısında ÅŸaÅŸkınlaÅŸanların duyguları ile ÅŸimdi derece derece ilerici, devrimci, cumhuriyetçi sayılabilecek çevrelerin endiÅŸeleri arasında ilginç benzerlikler var gibi.
Ne yapmalı?
Mondros koÅŸullarına razı olup kalan ömrümüzü Anadolu'nun ancak bir köÅŸesine hükmedebilecek kadar aÅŸağılanmış Halife'nin emrinde mi tamamlayalım?
Yoksa, her ÅŸeyi göze alarak onurlu bir ÅŸahlanışla yeni bir ufka mı yönelelim?
Åžimdiki karamsarlık ortamında yeni ufuklara yönelmek, elbet Mustafa Kemal 'in yaptıklarını deÄŸiÅŸik koÅŸullarda tekrarlamak deÄŸildir. Ama, aynen yapılması gereken bir ÅŸey var: Gönlümüzdeki idealin "gerçekleÅŸtirilebilir" liÄŸine inancımızı yitirmeden doÄŸru bildiÄŸimiz yolda durmadan yürümek.
Yöntemler de aynı olmayabilir. Ama orada da ÅŸu benzerliÄŸin bulunması zorunludur: Dünyada yaygınlaÅŸtırılmaya çalışılıp bizde de uygulanması içten dıştan istenenlere kuÅŸkuyla yaklaÅŸmak, örneÄŸin kuralsızlaÅŸtırma, özelleÅŸtirme, yeni anayasa yapma gibi bu çağın deÄŸiÅŸik konularında derslerimizi kendi yaÅŸadıklarımızdan kendi aklımızla çıkarıp evrensel örneklere bu derslerin prizmasıyla bakmak.
1919'u 1923'e ve önceki çürüyüÅŸü sonraki diriliÅŸe dönüÅŸtürmek, ancak böyle bir özgüvenle baÅŸarılabilir.