Üye Girişi

Resim Galerisi

KEMALİST DEVRİM E-DERGİ YAYINDA...


DERGİ İÇİN TIKLAYIN dergi.kemalistdevrim.org

E-posta Zinciri


Kendini Ekle KemalistDevrim
Grubu Goruntule

Sosyal aÄŸlar

Facebook'ta paylaÅŸ

Facebook Grubumuz

Çevrimiçi Üyeler

Yok
Vatandaş-İnsan Yazdır E-posta
Yazar Yönetici   
Cumartesi, 27 Aralık 2008 23:22
5 - VatandaÅŸ-İnsan YAÅžLI BAÅžLI, kadınlı erkekli bir araya gelmiÅŸler, bir televizyon kanalında, kendi deyimleriyle “Kürt sorunu”nu ya da “Kürt sorunlu GüneydoÄŸu”yu tartışıyorlar. Durumu irdeleyip çareleri de söyleyerek. Ülkenin her yerinde ÅŸu sıra sık sık yapıldığı gibi.

O bakımdan, kanalın, konuÅŸanların ya da aidiyetlerin adı önemli deÄŸil.

Biri, sorunun ve çözümün “siyasal” olduÄŸunu savunmakta.

“Siyasal” sıfatının ne anlama geldiÄŸini pek bilmeden, derinliÄŸine düÅŸünmeden ya da bilse ve düÅŸünse bile, açıkça söylemeden.

Belki köklü bir anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸi istiyor olabilir; ama o zaman hukuk düzeninde deÄŸiÅŸiklikten söz etmesi gerekmez mi?

Her neyse, ÅŸöyle ya da böyle, federatif bir sistem mi istemektedir? Öyleyse, merkezi Diyarbakır olan bir GüneydoÄŸu federe devleti ile bütün öbür illeri içeren ve merkezi Ankara olan ikinci bir federe devlet arasında mı? Yoksa, yine onların deyimiyle, ortak “vatandaÅŸlık kimliÄŸi” altındaki “etnik kimlik”lerin az çok yoÄŸunlaÅŸtığı DoÄŸu Karadeniz, Marmara’nın doÄŸusu ya da Orta Anadolu bölgelerinin federe devletleri ile “Kürt kimliÄŸi” üzerine kurulmuÅŸ GüneydoÄŸu devletini içeren çok yanlı bir federasyon mu? O zaman, aynı kimlikleri taşıdıklarını söylemekle birlikte baÅŸka yerlerde bölgelerde yaÅŸayanlar ne olacak?

Yoksa, az çok bağımsız bir Kürt devleti ile Ankara cumhuriyetinin kendi rızalarıyla devrettiÄŸi bazı siyasal yetkileri kullanacak bir konfederasyon mu? Bu çözümlerin kaynak kullanımı ve paylaşımına getireceÄŸi güçlükleri biliyorlar mı?

Günaha girmeyelim, belki de hukuk açısından anadil, yerel kültür gibi “etnik özgürlüklerin geniÅŸletilmesi”ni istiyorlardır. Bunların mutlaka “ortak” etnik hak olarak yerine getirilmesini deÄŸil, deÄŸiÅŸik etnik kökenli bireylerin özgürlüÄŸü olarak tanınıp saygı görmesini ve güvence altına alınmasını istiyorlardır.

Ama o konuda “insan hakları hukuku” açısından saygının ve güvencenin bu özgürlükleri laf olarak sıralamakla deÄŸil, vatandaÅŸlar arasında mutlak eÅŸitliÄŸin saÄŸlanmasıyla ve bunun tersi olan ayrımcılık konusundaki en ufak belirtinin bile kesinlikle yasaklanıp ağır biçimde cezalandırılmasıyla gerçekleÅŸebileceÄŸini kerli ferli insanlar olarak bilmeleri gerekmez mi?

Öyle anlaşılıyor ki, Kemalist Cumhuriyet’in 85. yıldönümünde bile, bazı vatandaÅŸlarımız cumhuriyetçi felsefeyi anlamış ve özümsemiÅŸ deÄŸiller. Oysa, bilmeleri gerekir ki, “ulus devlet” bireylerine sadece “insan-vatandaÅŸ” olarak bakmak zorundadır. Vatandaşın etnik kökenini olumlu ya da olumsuz olarak gözönünde tutmak, onu ayırımcılığa iter ve “insan”ı unutturarak yanıltabilir.

19 Ekim 2008 - Cumhuriyet