| Dünden Bugüne, 28 Haziran'a... |
|
|
| Yazar Yönetici | |||
| Cumartesi, 27 Aralık 2008 23:25 | |||
|
6 - Dünden Bugüne, 28 Haziran'a...Ümit Sarıaslan 'dan bir mektup geldi; zarfı açtım, içinden 24 Ekim 1987 günlü bir 'Pencere' kesiÄŸi çıktı; demek ki 17 yıl önce yayımlanmış bir yazı... Altı gün sonra İstanbul'da (28 Haziran 2004) NATO toplantısı var; bu nedenle ''Enveriyye'' baÅŸlıklı 'Pencere' yi okurla paylaşıp anımsamak yararlı olur diye düÅŸündüm... ** ''12 Eylül 1980. Sabah. Oldubittinin ardından düÅŸünüyorum: - Bundan sonra ne yazılabilir? Askeri darbenin anlamı, yörüngesi, doÄŸrultusu belli. Artık, belgeleri de açıklandı; VaÅŸington'da 12 Eylül'ün haberini alan Amerikalı rahatlıyor: - Bizim oÄŸlanlar, bu iÅŸi kıvırdılar... Daha ilk adımda Beyaz Saray'ın isteÄŸiyle Yunanistan'ın NATO askeri kanadına dönüÅŸüne 12 Eylül 'Evet' diyor; Türkiye ilerde bu ödünün acısını çok çekecektir. Tercüman'dan üç yazar 12 Eylül hükümetine bakan olarak atanacak, Cumhuriyet'ten üç yazar cezaevini boylayacaktır. Atatürkçülük, demokrasi, laiklik, MGK (Milli Güvenlik Konseyi) kararlarıyla çiÄŸnenecek; askeri darbe sola karşı buldozer gibi iÅŸletilecektir. Laik Cumhuriyet ideolojisi bir yana itilecek, Türk-İslam sentezi gündeme girecektir. MGK'yi oluÅŸturan beÅŸ saÄŸcı general, bütün siyasal yetkileriyle orduyu emrü kumanda zincirinde kullanacaklardır. GidiÅŸ: Geriye doÄŸru, antidemokratik yöne doÄŸru, AtatürkçülüÄŸün bütün kurumlarını yıkmaya doÄŸru... Peki, ne yazmalı?'' ** ''12 Eylül darbesini yaptıran VaÅŸington, Türkiye'yi Basra Körfezi'ne doÄŸru atlama taşı gibi kullanmak isteyecektir. Oysa Türk ordusuna Envercilik deÄŸil, Atatürkçülük temeldir. 1979'da Åžah'ın yıkılışıyla İran'ı elinden kaçıran Amerika'nın Türkiye'yi Basra Körfezi jandarmalığında kullanmak isteÄŸine karşıt çıkışların 12 Eylül gibi gerici bir darbe ortamında bile ordu içinde desteklenmesi olanağı yoktur. Nitekim bu yoldaki yayınlar engellenmedi. 24 Ocak ekonomisinin eleÅŸtirisi üzerine ilk günlerde sıkıyönetimden Ankara kaynaklı birkaç uyarı geldi; sonra gevÅŸedi. Envercilik üzerine yapılan yayınlar ise sıcak destekler buldu, onaylandı. Envercilik nedir? Osmanlı İmparatorluÄŸu'nun çöküÅŸ yıllarında Enver PaÅŸa 'nın dışa dönük serüvenciliÄŸi, Atatürk'ün 'Milli Misak' (Ulusal Ant) gerçekçiliÄŸiyle Cumhuriyet döneminde tarihe gömülmüÅŸtür. Basra Körfezi'nden İran'da Rumiye Gölü'ne, Kafkasya'dan Suriye'ye kadar her yanda Türk askerini kırdıran Enver PaÅŸa, 1922 yılının aÄŸustos ayında Tacikistan'da savaÅŸarak ölürken Mustafa Kemal 'in orduları Anadolu'yu kurtarmak için 'Büyük Taarruz' a hazırlanıyorlardı. VaÅŸington'un güdümündeki bir askeri darbeyle iÅŸbaşına geçmiÅŸ MGK bütün kudreti elinde tutarken bile ordunun Envercilikten uzak kalabilmesi tarihsel bilincin ürünü ve sonucudur.'' ** 17 yıl önce yayımlanmış yazı, günün koÅŸullarına göre, ABD'nin ve Türkiye'nin karşılıklı konuÅŸlanmaları saptanarak noktalanıyor: ''ABD ile Sovyetler arasında orta ve kısa menzilli füzeler konusunda da anlaÅŸmaya varılmak üzeredir. Bu durumda Türkiye VaÅŸington'a artık Basra Körfezi için gerekli. İslamın bir kanadını, Amerikancı kanadı adına cezalandırmak için VaÅŸington Türkiye'yi kullanacak... Türkiye'nin Amerikancı yönetimine bu açıdan göz kulak olmalıyız; bunlar iktidarda kalmak için her ÅŸeyi göze alabilirler...'' Sovyetler 1991'de sizlere ömür... ABD'nin eli kolu artık daha serbest... Ya Türkiye ne durumda?.. 17 yıl önce bugün görülüyordu.. 17 yıl sonra bugün, yarın görülüyor.. Görmeyen ya aklını kullanmayandır.. Ya kasıtlıdır. CUMHURİYET PENCERE 22.06.2004
|


