| ASIL KİMLİK |
|
|
| Yazar Yönetici | |||
| Cumartesi, 27 Aralık 2008 23:33 | |||
|
12 - ASIL KİMLİK İnsanoÄŸlu ne kadar zavallı bir yaratık: Kendini özgür ve her ÅŸeyin egemeni sanıyor. Ama aslında doÄŸanın tutsağı: Bireysel varlığını sürdürmek için, yemek, içmek, uyumak, korunmak, neslinin varlığını sürdürmek için de üremek zorunda. İnsanlığın övündüÄŸü bütün uygarlık, bu tutsaklıklar üzerine kurulu. İnsan üstelik de ölümlü. Ayrıca, dünya üzerinde yaÅŸayacağı bilemediniz yüzyıllık bir dönemi nasıl geçireceÄŸi, bu dönemin sonuna varıp varamayacağı, yaÅŸadığı sürece saÄŸlıklı olup olmayacağı, hep yine doÄŸanın belirlediÄŸi genlerine yazılmış. Sanki bütün bunlar yetmiyormuÅŸ gibi, doÄŸal afetler, salgın hastalıklar, savaÅŸlar, bireysel kazalar, cinayetler onun bu tutsaklığını arttırıyor, yaÅŸam olanaklarını ve biçimini kimi zaman sınırlıyor ve kısıtlıyor, kimi zaman da sona erdiriyor. DoÄŸa ve toplum, onu iyice egemenliÄŸi altına alıyor. Zavallı birey, bütün bu sınırlama ve kısıtlamalar baÄŸlamında özgür ve egemen olduÄŸu yanılsamasını, bir de ait olduÄŸu, aile, ırk, milliyet, din, mezhep, coÄŸrafya, devlet gibi kurum ve olguların belirlediÄŸi baskılar ve yönlendirmeler çerçevesinde sürdürmeye çalışıyor. Neredeyse yaÅŸamının yüzde 99'u bu biçimde belirlenmiÅŸ olan tutsak birey, kendine kaldığını sandığı yüzde 1 dolayındaki "göreli özgürlük alanında" ise yine arkadaÅŸlarının, toplumsal eÄŸilimlerin, modanın, kitle iletiÅŸim araçlarının oyuncağıdır; özgür iradesiyle yaptığını sandığı seçimler, onların etkisiyle oluÅŸturduÄŸu tutum ve davranışlardır; ama yine de meslek seçimi, çalışkanlık, ahlâklılık gibi alanlardaki seçimler "göreli bir özgürlük" alanını belirler. * * * Son günlerde gündemi belirleyen "kimlik tartışmalarını" iÅŸte bu genel baÄŸlam çerçevesinde ele almak gerekir. Kimi insanlar, oluÅŸturulmasında hiçbir katkılarının bulunmadığı, "doÄŸuÅŸtan gelen kimliklerine" çok baÄŸlıdır. Din, mezhep, ırk, milliyet, coÄŸrafya, aile ve vatandaÅŸlık kimlikleri, bireyin kendi çabalarından, göreli özgürlük alanındaki davranışlarından bağımsız kimliklerdir. Bu tür insanlar, örneÄŸin, tuttukları takımın da fanatik taraftarı olur; çünkü övündükleri kimlik, kendi varlıklarının, katkılarının dışında oluÅŸan bir kimliktir. Oysa asıl kimlik bireyin, doÄŸanın ve toplumun bütün sınırlamaları çerçevesinde, kendine tanınan "göreli özgürlük alanında" sahip olduÄŸu tutum ve davranışlardan, yaptığı iÅŸlerden oluÅŸur: "Ahlâklı ya da ahlâksız olmak, çalışkan ya da tembel olmak, güvenilir ya da güvenilmez olmak, insanlara sevgi, eÅŸyaya yaratıcılıkla yaklaÅŸmak ya da yaklaÅŸmamak, laik ve demokrat olmak ya da olmamak" gibi deÄŸerler bireyin asıl kimliÄŸini belirleyen temel ögelerdir. Bütün bunlara ek olarak, bireyin, içinde yaÅŸadığı insanlık ailesine katkıları da onun kimliÄŸini belirleyen önemli ögelerden biridir; baÅŸta sanat ve bilim alanları olmak üzere tüm mesleki baÅŸarılar, bireyin asıl kimliÄŸinin temel taÅŸlarındandır. * * * İnsanların doÄŸuÅŸtan gelen kimlikleri, onların bireysel tutum ve davranışlarından, baÅŸarı ya da baÅŸarısızlıklarından bağımsızdır. Dolayısıyla bireyin, kendi iradesiyle seçim yapmadığı bir alanda sorumluluk yüklenmesi de ancak ileriye dönük tutum ve davranışları açısından bir anlam taşır, geçmiÅŸin yükünü ya da onurunu paylaÅŸması açısından deÄŸil. Uygar insan, dini, mezhebi, ırkı ve milliyeti ile övünmez. Bunlardan utanmaz da. Kendi kültürel kimliÄŸinin bütün öteki kültürel kimliklerden ne daha üstün ne de daha aÅŸağı olduÄŸunu düÅŸünür. Kendine saygısı olan insan, kimliÄŸini, kendi bireysel çabalarıyla oluÅŸturmaya çalışır, sahip olduÄŸu tutum ve davranışlar ve yaptıkları ile övünür ya da bunlardan dolayı utanır; baÅŸarılı insan, kendi kimliÄŸine de en büyük hizmeti yapmaktadır zaten. 19.12.2005 Cumhuriyet
|


