|
Atatürk Diktatör müydü? |
|
|
|
Yazar Yönetici
|
|
Cuma, 26 Aralık 2008 21:32 |
| 1 - Atatürk Diktatör müydü? | 1919 Versailles Barış AnlaÅŸması yapılırken Alman heyetinde ünlü toplumbilimci Max Weber de vardı. Ve demokrasiden ne anladığını o toplantıda ÅŸöyle anlatıyordu:
Demokraside halk, güvendiÄŸi bir önder seçer. Seçilen önder 'Åžimdi sesinizi kesin ve hana itaat edin' der. Artık halk ve parti onun iÅŸine karışamazlar."
1930'lara gelindiÄŸinde Avrupa'da demokratik sayılabilecek sadece yedi ülke vardı. Onların içinde yer alan Fransa da bir süreç içinde hızla faÅŸizme kaymaktaydı. Zaman demokrasilerin aleyhine, baskı rejimlerinin lehine geliÅŸiyordu. FaÅŸizm Türk aydınlarını da etkilemekteydi. CHP Genel Sekreteri Recep Peker, İtalya gezisinin hemen sonrasında, Atatürk'ün partisini de faÅŸist modele göre yeniden yapılandırmak için bir tasarı hazırladı. Herkesin beÄŸendiÄŸi bu tasarı onay için önüne geldiÄŸinde, Mustafa Kemal'in gösterdiÄŸi tepki ünlüdür:
"ismet PaÅŸa bu saçmaları herhalde okumadan imzalamış olacak!"
Tarihsel olgular, ancak dönemlerinin koÅŸullan içinde deÄŸerlendirildiÄŸinde bir anlam taşırlar. Belirli bir anda belirli bir toplumdaki yönetim biçimi de ancak iki türlü deÄŸerlendirilebilir: Ya aynı toplumda daha önce var olan yönetim biçimi ile karşılaÅŸtırılarak ya da aynı dönemdeki baÅŸka toplumların yönetim biçimleriyle karşılaÅŸtırılarak. Bu nedenle de 19 Mayıs tarihine rastlayan bugünkü yazıma, bir tarihçi dostumu konuk etmek istedim. Prof. Sina AkÅŸin'in "Gündüz Ökçün'e ArmaÄŸan" kitabındaki Atatürk Döneminde Demokrasi incelemesi, Cumhuriyet okurlarının bilgisi dışında kalsaydı, doÄŸrusu yazık olacaktı. Atatürk yönetiminin, kendinden önceki Osmanlı yönetimine göre çok daha demokratik ve çok daha halkçı olduÄŸu ortada. Ama Aksin, o bilineni bir yana bırakıp Atatürk dönemini o dönemin Avrupası ile karşılaÅŸtırıyor. Ve ÅŸu sonuca varıyor:
Bugün demokrasimiz, Atatürk döneminin attığı, inönü döneminin pekiÅŸtirdiÄŸi saÄŸlam temeller sayesinde Atatürk döneminden çok daha ileridedir. Atatürk dönemine göre bugün daha demokratız, ama Atatürk dönemi Avrupa ortalamasından daha ileriyken 1945'ten beri o ortalamanın gerisindeyiz. Mutlak olarak ilerledik, ama Avrupa'ya göre geriledik."
Mustafa Kemal, halk tarafından seçilmeyi ve -Özal'dan Demirel'e ağızlar sulanarak düÅŸü görülen- baÅŸkanlık siste-mi'ni niçin istemedi? TBMM Genel Kurulu, cumhurbaÅŸkanlığı süresinin 7 yıl olmasını, cumhurbaÅŸkanının (yani M. Kemal'in) Meclis'i dağıtma yetkisine sahip kılınmasını ve baÅŸkomutanlık yetkisi taşımasını acaba nasıl reddetti?
Hitler döneminin Almanya ve Avusturyasını terk eden 142 bilim adamı, niçin Batı'nın geliÅŸmiÅŸ ve varlıklı ülkeleri dururken Türkiye'ye gelmeyi tercih ettiler? BirçoÄŸu dünya çapında olan bu solcu ya da Yahudi bilim adamlarını güç koÅŸullar içindeki bir geri kalmış ülkede on yılı aÅŸkın süre hizmet etmeye iten gerekçe acaba neydi? Atatürk, resmi ya da özel hiçbir dış geziye çıkmadığı halde; dünyanın birçok tanınmış devlet adamını, yoksul bir ülkenin devlet baÅŸkanını ziyaret etmek için kuyruk yapmaya iten koÅŸullar neler olabilirdi? İngiliz kralından İsveç ve-liahtına, VoroÅŸilov'dan Fransız baÅŸbakanına kadar, acaba bir diktatörü görebilmek için mi Türkiye'ye gelmiÅŸlerdi?
Sina AkÅŸin'in de anımsattığı gibi 1920'lerde eski dünyada Avrupalı olmayan ve bağımsız kalabilmiÅŸ dört ülke bulunuyordu. Ama Türkiye dışında kalan Çin, HabeÅŸistan ve İran zaman içinde istilaya uÄŸradılar. Mussolini'nin bir demeci, bu ortamda Türkiye'de tedirginlik yaratmıştı. Bunun üzerine Mussolini, Türk büyükelçisine hemen ÅŸu mesajı verdi: "Türkiye, bu kapsamın dışındadır. Zira bir Avrupa ülkesidir." İtalyan diktatörün bu düzeltmeyi yapmak gereÄŸini duyduÄŸu koÅŸullarda, 60 yıl öncesinin Türkiyesi, acaba niçin bugünkünden daha Avrupalı sayılıyordu?
Sorular çok. Tarihsel gerçeklere saygısızlık ederek Mustafa Kemal karşıtlığı yapanların verebilecekleri inandı-rıcı yanıt ise yok. Üstelik Atatürk sıradan bir liberal demokrasi anlayışına da sahip deÄŸildi. Katılımcı-sivil toplumcu bir demokrasiye inandığının somut kanıtlarını vermiÅŸti. (Cumhuriyet, 19 Mayıs 1993) |
|  |
 | 
|
|