| "Ergenekon çıkış kapısı olacaktır" |
|
|
| Yazar Yönetici | |||
| Salı, 21 Nisan 2009 13:54 | |||
|
CHP Genel BaÅŸkanı Deniz Baykal, Ergenekon davasında ortaya çıkan hukuk ayıbından demokrasiyi hakimlerin kurtaracağını belirterek, "Ergenekon Türkiye'yi esir almak için planlanmıştır ama Ergenekon tarihte olduÄŸu gibi bir çıkış kapısı olacaktır" dedi. İstanbul- CHP Genel BaÅŸkanı Deniz Baykal, Meclis'te partisinin grup toplantısında yaptığı konuÅŸmada, Türkiye'de yaÅŸanan geliÅŸmeler çerçevesinde ekonomik geliÅŸmeleri, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde yaÅŸanan son seçimler, Azerbaycan- Ermenistan konusu ve de Ergenekon davasının içerisine girdiÄŸi yeni süreci deÄŸerlendirdi.  Ergenekon Baykal, Ergenekon soruÅŸturmasında yeni bir noktaya gelindiÄŸine dikkat çekerek, yaÅŸanan geliÅŸmeler sonucunda toplumun pek çok kesiminde yeni tepkilerin ortaya çıkmasına neden olduÄŸunu söyledi. Baykal, toplumsal tepkileri taşımanın giderek daha zor bir hale geldiÄŸini belirterek, "Umut ediyorum Türkiye'nin hukuk birikimi, hukukçularımızın sorumluluk duyguları, bilinci ve gerekiyorsa cesareti Türkiye'yi bir hukuk ayıbından kurtaracaktır. Demokrasimizin ferahlaması hiçbir zaman olmadığı kadar bugün hukukçulara baÄŸlıdır. Bunu en iyi ÅŸekilde hakimlerimizin baÅŸaracağına inanıyorum. Türkiye hak ettiÄŸi tabloya mutlaka ulaÅŸacaktır. Bu Ergenekon dönemi de bizim toplumumuzun bir büyük ÅŸerefli mücadelesi olarak gelecekte hatırlanacaktır" dedi. Baykal, Ergenekon davası hakkında ki görüşlerini daha önce 25 Mart 2008'de CHP Grup toplantısında dile getirdiÄŸini anımsatarak, "Bu deÄŸerlendirmelerin her cümlesinin ne kadar doÄŸru olduÄŸunu anladık. İddianamenin çok dayanılmaz, önü açık bir süreç olduÄŸunu gördük. Bu davanın bir siyasi intikam olduÄŸunu burada söyledik. Her çevreden insanın 'bu kadar da olmaz' dediÄŸine ÅŸahit olduk. Bu kadar da olmaz deÄŸil, hiç olmaz hiç" dedi.  Bu bir dava olamaz Toplumda tepkilerin arttığını kaydeden Baykal, herkesin bir uyanma noktası olduÄŸunu, CHP'nin ise bunu en baÅŸta gördüğünü vurguladı. Baykal, Ergenekon davasının aslında bir dava olmadığını öne sürerek, "Kimisi İlhan Selçuk, kimi Kemal AlemdaroÄŸlu tutuklanınca kimi de Türkan Saylan tutuklanınca fark ediyor. SaÄŸcısı da solcusu da 'Böyle dava olmaz' dedi. Eskiden arkası yarın vardı, ÅŸimdi diziler var. Dizi yapar gibi iddianame yapılır mı? Arkası önü belli olacak. Hangi maddeyle kimi itham ediyorsun belli olacak. Böyle ÅŸey olur mu? Yargılama mahkemede yapılır. Kamuoyu önünde yapılıyor. Başından sonuna yanlış" diye konuÅŸtu."Bu kadar yanlıştan bir doÄŸru çıkmaz" diyen Baykal, BaÅŸbakan ErdoÄŸan'a sert çıktı ve şöyle dedi: "Aradığımız doÄŸrular yok mu? Elbette var. Kim darbe yapmaya çalışmışsa ortaya koy, hesabını sor. Sormazsan namertsin. Soruyor musun? Devlet görevinde yer almış, sonra mafyalaÅŸmış kim varsa hesabını soruyor musun? Sor! Sormuyorsan namertsin. GüneydoÄŸu'da fırtınalar estirmiÅŸ çetelere hesap soruyor musun? Sor! Ondan sonra Türkan Saylan gelsin, Mehmet Haberal gelsin, Türkiye'nin yüz akı, Atatürkçü rektörler gelsin. Yargıya yakışmayan ÅŸeyleri söylemek benim görevimdir."  Umut hakimlerde Baykal, "Çok büyük hukuk ihlalleri ile karşı karşıyayız. Yargı bağımsızlığı tahrip edilmiÅŸtir. KadrolaÅŸma yargıya kadar taşınmıştır. 70 milyonun dinlenmesine imkan veren teknik ve hukuki düzenleme yapılmıştır. DoÄŸrudan doÄŸruya BaÅŸbakan'a baÄŸlı bir dinleme ağı kurulmuÅŸtur" dedi.Ergenekon davası ile ilgili ortaya çıkan toplumsal tepkileri taşımanın giderek daha zor bir hale geldiÄŸine dikkat çeken Baykal, "BaÅŸbakan bu siyasi davayı ta 2006'da ortaya atmıştır. O zaman 'bu iÅŸi takip edecek savcı bulamıyoruz' demiÅŸtir. Åžimdi olay savcılığa intikal etmiÅŸtir. Åžimdi umut hakimlerdedir" diye konuÅŸtu. Baykal şöyle dedi: "Umut ediyorum Türkiye'nin hukuk birikimi, hukukçularımızın sorumluluk duyguları, bilinci ve gerekiyorsa cesareti Türkiye'yi bir hukuk ayıbından kurtarmanın gerektirdiÄŸi düzeyde çıkacaktır, çıkmalıdır. Demokrasimizin ferahlaması hiçbir zaman olmadığı kadar bugün hukukçulara baÄŸlıdır. Bunu en iyi ÅŸekilde hakimlerimizin baÅŸaracağına inanıyorum. Türkiye hak ettiÄŸi tabloya mutlaka ulaÅŸacaktır. Bu Ergenekon dönemi de bizim toplumumuzun bir büyük ÅŸerefli mücadelesi olarak gelecekte hatırlanacaktır. Ergenekon Türkiye'yi tutsak almak için planlanmıştır. Ama tarihte olduÄŸu gibi Türkiye Ergenekon'dan yüzakıyla çıkacaktır. Zorbalıktan çıkış kapısı olacaktır Ergenekon. Tabi bu geliÅŸme yaÅŸanırken Türkiye'de yaÅŸanan acılar, ödenen büyük bedeller, hiçbir zaman unutulmayacaktır."  Azerbaycan'la aramız bozulursa düzelmez Baykal, Ermenistan-Azerbaycan iliÅŸkilerine de deÄŸinerek, "Bu konu karmaşık bir konu bir iÅŸgal var. Önce Ermenistan Azerbaycan ile iliÅŸkilerini normalleÅŸtirsin, sonra biz de normalleÅŸtirelim. EÄŸer önce Türkiye yapsın deniyorsa, bu büyük haksızlıktır. EÄŸer bunu yaparsak Azerbaycan'ın iÅŸgal edilmesini kabul etmiÅŸ, sindirmiÅŸ, meÅŸrulaÅŸtırmış olacağız" dedi. Ortada bir KarabaÄŸ sorunu olduÄŸuna dikkat çeken Baykal şöyle dedi:"Bir KarabaÄŸ sorunu var bir de Azerbaycan'ın Ermenistan tarafından iÅŸgal edilmiÅŸ topraklar söz konusu. BM kararıyla KarabaÄŸ'ın Azerbaycan'a ait olduÄŸu ortaya konuyor. BM bu toprakların iÅŸgalini kınıyor. 'Ermenistan kapısı açılacaksa siz iÅŸgal yerlerini boÅŸaltın. Bunu Türkiye'ye söylemek büyük haksızlıktır. Orası Azeri topraklarıdır' diyor."Azerbaycan'ın bu konuda ciddi bir küskünlük içerisine girdiÄŸine dikkat çeken Baykal, "Türkiye'nin Azerilere müzakere konusunda bir açıklama yapması boynumuzun borcu. Bu müzakereleri Azeriler Rusya'dan öğreniyor. Ne yapıyoruz? Neye alet oluyoruz? EÄŸer bu ÅŸekilde geliÅŸirse diplomasi tarihinin en büyük hatası olacaktır. Bunun altından Türkiye kalkamaz, çok ağır bir hata yapılmıştır. Azerilerin doÄŸal zenginliklerin tümünü Rusya ile dünyaya pazarlamaya dair niyet belirtmiÅŸtir. Bizim Azerbaycan'la aramız bozulursa bir daha düzelmez" diye konuÅŸtu.  Gül'e çaÄŸrı Baykal, CumhurbaÅŸkanı Abdullah Gül'ün zaman kaybetmeden Azerbaycan'a giderek İlham Aliyevle görüşmesi çaÄŸrısında bulundu. Baykal şöyle dedi:"Derhal Gül Azerbaycan'a gitmeli, Aliyev'le bir araya gelmeli bu kırgınlığı ortadan kaldırmalıdır. Türkiye Somali'ye gösterdiÄŸi ilgiyi Azerbaycan'dan esirgeyemez. Bu sürecin nasıl iÅŸlediÄŸini dünya görüyor ve bir an önce Azerbaycan'a anlatmak gerekir. Ermenistan görüşmeleri Azerbaycan'ın sırtından götürülemez. Azerbaycan ile iliÅŸkimizi bozmaya yetecek bir iÅŸtir bu, tekrar dikkat çekiyorum. Diplomasi tarihinin en büyük hatası olur."  Kıbrıs seçimleri Baykal, KKTC'de yapılan son seçimlere iliÅŸkin deÄŸerlendirmelerde bulundu. KKTC'de iktidar deÄŸiÅŸikliÄŸi ile sonuçlanan seçimleri Baykal, "Bu seçim pek çok açıdan önem taşıyor. Kıbrıs'taki demokratik rejiminin saÄŸlıklı bir ÅŸekilde iÅŸlemesi büyük bir önem taşıyor" diyerek deÄŸerlendirdi.Kıbrıs'ta demokratik sürecin devam ettiÄŸini, bunun Kıbrıs'ın geleceÄŸi açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Baykal, "Orada demokrasi var. İktidar iÅŸ başına geliyor. Bu gerçekten önemli. Oradaki insanları bir azınlık konumuna sokup deÄŸerlendirmek isteyenlere verilecek dersler var" diye konuÅŸtu.  AKP'nin müdahalesi Baykal, son dönemde seçimlere AKP'nin müdahale ettiÄŸini belirterek, "Kıbrıs yeniden ÅŸekillendirilmek istenmiÅŸti. Seçimlere müdahale giriÅŸimi görüldü. Buradan giden vekil ve bakanların oradaki yarışa doÄŸrudan müdahale edilmesi görüldü. Biz de arkadaÅŸlarımızı gönderdik orada bu süreci eleÅŸtirmiÅŸlerdir. Kıbrıs'ta hukuku korumanın en önemli yolu siyasi iradeye saygı göstermektir" diye konuÅŸtu. AKP'nin Batı aracılığıyla, Kıbrıs seçimlerine müdahale ettiÄŸine yönelik sözlerini tekrarlayan Baykal şöyle dedi:"Kıbrıs'taki seçimlere yönelik yönlendirmelerin KKTC tarafından nasıl deÄŸerlendirildiÄŸi açısından bu seçim önemli olmuÅŸtur. AKP Batı aracılığıyla KKTC siyasetine müdahale etmiÅŸtir. Rauf DenktaÅŸ ve Ulusal Birlik Partisi(UBP) devre dışı bırakılmak istenmiÅŸtir. Ama Kıbrıs'a hak ve hukuklarına sahip çıkılacağı konusunda önemli sözler verilmiÅŸtir. AB'nin KKTC'ye yönelik politikasının tecritin ortadan kalkmasını umutla beklenmiÅŸtir. Ama geçen süre içerisinde bu vaatlerin içeriÄŸi boÅŸ olduÄŸu görülmüştür. Kıbrıslılar bir hayal kırıklığına girmiÅŸ ve bu ruh hali seçime yansımıştır. Birilerinin yönlendirmesinin nasıl sonuçlanacağı ortaya çıkmıştır."  Ekonomi Ekonomik geliÅŸmelere de deÄŸinen Baykal, BaÅŸbakan ErdoÄŸan'ın, seçim sonrası suskunluÄŸunu zaman zaman bozduÄŸunu ifade etti. Baykal, Hükümetin en az üç üyesinin ekonomik daralmaya gidildiÄŸini kabul ettiklerini belirterek, "BaÅŸbakan'ın, ekonominin iyi olduÄŸu yönündeki açıklamaları ön planda yer alıyor. DeÄŸerli arkadaÅŸlarım güneÅŸ balçıkla sıvanmaz. En azından hükümetin 3 üyesi Türkiye'nin büyüyen deÄŸil küçülen ekonomi olmasını kabul etmiÅŸlerdir" diye konuÅŸtu.  Yeni uçak Baykal, BaÅŸbakan'a tahsis edilen uçağı da anımsatarak şöyle dedi:"ABD BaÅŸkanı Barack Obama kriz zamanında 'Ben kendime helikopter sipariÅŸi veremem" demiÅŸtir. Ne tesadüftür ki aynı dönemde BaÅŸbakan 60 milyon dolarlık uçak sipariÅŸi vermiÅŸ ve bu uçağı denemek için de Antakya'ya uçmuÅŸtur. İşte zihniyet budur. İnsanlar iÅŸsizken bunu görmezden gelirler, "Hiçbir ÅŸey yok" derlerse, onları bu noktaya sürükler. Bu sanıyorum BaÅŸbakan'ın 4. uçağıdır. Herkese bir görev düşmüyor mu?" 21 Nisan 2009Â
|
|||
| Pazar, 21 Şubat 2010 23:15 tarihinde güncellendi |


