| Mustafa Kemal' den Denizler' e, Denizler' den Bizlere Tam Bağımsız Türkiye |
|
|
| Yazar Yönetici | |||
| Salı, 05 Mayıs 2009 20:37 | |||
|
Soru: Mustafa Kemal’in gençliğe yüklediği devrimci görevler nelerdir, biraz daha açıklar mısın? Deniz Gezmiş: Türkiye ilk Kurtuluş Savaşı’ndan 50 yıl sonra tekrar yarı-sömürge durumdadır. Ve Kemalist bir Cumhuriyetin başına anti-Kemalist politikacılar geçmiştir. Politikacı, anti-Kemalist karşı devrim hareketine yeşil ışık yakmaktadır. Bu koşullarda gençlik, emperyalizme ve anti-Kemalist gidişe karşı verilen savaşta somut olarak ön safta bulunmaktadır. Elbette tarihi önderlik sorunu ayrı bir konudur. Bugün için gençlik, mümkün olduğu kadar geniş halk kitlelerini emperyalizme karşı mücadeleye katmak için devrimci eylemde bulunacaktır. Kemalist Devrim tamamlanacak ve onun emperyalizmle çelişen bütün milli sınıf ve tabakalara maledilmesi sağlanacaktır. Gençlik bütün Kemalist güçlerle yek vücut olmak zorundadır.... Mustafa Kemal' den Denizlere, Denizler' den Bizlere Tam Bağımsız Türkiye  Türk halkı tüm varlığıyla emperyalizme karşı koyarak tarihe emperyalizmin nasıl bertaraf edileceğini altın harflerle yazmıştır. Önde büyük devrimci Mustafa Kemal, Yanında hayatı boyunca en güvendiği dostu Türk halkıyla birlikte bir devlet kurdular tarihte eşi görülmeyecek bir Bağımsızlık Savaşı' ndan sonra. Yeni devletin temeli anti emperyalist/anti kapitalist tam bağımsız bir Cumhuriyet olarak atılmıştı. Bu Kemalist Cumhuriyetti. Devrimin adı Kemalist Devrim' di. Zaman geçtikçe Kemalizm şekillendi altı ok ortaya çıktı, Türkiye dünyanın her köşesindeki ezilen halklara örnek oldu ve onlara bağımsızlık yolunu gösterdi. Mısırlı ve Cezayirli Bağımsızlık savaşçıları göğüslerinde Mustafa Kemal fotoğraflarıyla emperyalizme karşı savaştılar. Fakat gün geldi Türk halkı en büyük Türk' ün kaybetti. Bu aslında onun doğduğu gündü. Bilinçlerde Mustafa Kemal Atatürk bir daha hiç ölmezcesine dirildi. İstiklal-i tam dedi, devrimcilik, cumhuriyetçilik, laiklik, devletçilik, halkçılık, milliyetçilik dedi. Fakat ne acıdır ki, halkın belleğinde sonsuza dek yaşayacak olan Atatürk' ün yolundan ayrılmıştı devleti yönetenler. Halbuki Türk halkı alışmıştı Ata' sının izinde başı dik, fikri hür olarak yaşamaya ve biliyordu halk bunun böyle gitmeyeceğini gidemeyeceğini bir şeyler olacağını. Ne demişti Nazım Hikmet içindeki bağımsız Türkiye sevdasıyla: Kuvayi milliye gelecek yine/ Şahin atlar aşarak yeli /çiğneyecek gavuru da anzavuru da / Kuvayi milliye gelecek yine İşte gönüllerde ve bilinçlerde hala ilk günkü sıcaklığını koruyan düşünceleri sonraki yıllarda gençlik dile getirmeye başlamıştı. Bir dalga gibi geliyordu gençlik. Tam bağımsız Türkiye diye haykıra haykıra geliyordu. Samsun' dan Ankara' ya Tam bağımsız Türkiye için Mustafa Kemal yürüyüşü düzenlemişlerdi. En önde bayrağı Deniz Gezmiş taşıyordu. Fakat o zamandan aklına koymuştu idealleri uğruna savaşmayı ve onurlu bir şekilde yaşamayı.Doğan Avcıoğlu’nun çıkardığı Devrim Gazetesi' nin 23 Aralık 1969 tarihli 10. sayısında bulunan söyleşide şöyle demişti: "Soru: Mustafa Kemal’in gençliğe yüklediği devrimci görevler nelerdir, biraz daha açıklar mısın?  Deniz Gezmiş: Türkiye ilk Kurtuluş Savaşı’ndan 50 yıl sonra tekrar yarı-sömürge durumdadır. Ve Kemalist bir Cumhuriyetin başına anti-Kemalist politikacılar geçmiştir. Politikacı, anti-Kemalist karşı devrim hareketine yeşil ışık yakmaktadır. Bu koşullarda gençlik, emperyalizme ve anti-Kemalist gidişe karşı verilen savaşta somut olarak ön safta bulunmaktadır. Elbette tarihi önderlik sorunu ayrı bir konudur. Bugün için gençlik, mümkün olduğu kadar geniş halk kitlelerini emperyalizme karşı mücadeleye katmak için devrim ci eylemde bulunacaktır. Kemalist Devrim tamamlanacak ve onun emperyalizmle çelişen bütün milli sınıf ve tabakalara maledilmesi sağlanacaktır. Gençlik bütün Kemalist güçlerle yek vücut olmak zorundadır. Soru: Halk kitlelerini emperyalizme karşı mücadeleye katmak için gençliğin dayanışma içinde bulunacağı Kemalist güçler kimlerdir? Deniz Gezmiş: Bugün Türkiye’de Kemalist Devrim’in bekçiliğini yüklenen güçler arasında başta ordu, 27 Mayıs’ı yapan güçlerin önemli bir yeri vardır. Anti-Kemalist karşı devrim hareketine karşı gençlik bütün zinde güçlerle eleledir. Emperyalizmin işbirlikçileri gençlik ile öteki zinde güçlerin arasını açmak istemektedir. Fakat aynı inançta olan, yani emperyalizmi kovmuş, feodal unsurları tasfiye etmiş bir Kemalist Türkiye isteyen bu ilerici güçlerin arasını anti-Kemalist karşı devrimi tezgahlayanlar açmayı başaramayacaklardır. Soru: Emperyalizme karşı nasıl bir mücadele verilecektir? Deniz Gezmiş: Bugün Amerikan emperyalizmi saldırganlık yolunu seçmiştir. Buna karşı biz de, emperyalizmin parmağının bulunduğu her yerde ona karşı aynı silahlarla mücadele yolunu seçtik: tıpkı Mustafa Kemal’in 50 yıl önce yaptığı gibi. Emperyalizm bugün millici güçleri tasfiye etmek için listeler hazırlamakta ve bütün kurumlarımıza elini uzatmaktadır. Bizse onları defterden sileli çok oldu. Milli kurumlarımıza uzanan elleri de kırmakta kararlıyız. " Babasına da şöyle sesleniyordu Deniz: "Sana ben her zaman için müteşekkirim. Çünkü Kemalist düşünceyle yetiştirdin beni...Küçüklüğümden beri evde devamlı Kurtuluş Savaşı anılarıyla büyüdüm. Ve o zamandan beri yabancılardan nefret ettim. Baba, biz Türkiye'nin ikinci Kurtuluş savaşçılarıyız. Elbette ki hapislere atılacağız, kurşunlanacağız da... Tıpkı Birinci Kurtuluş Savaşı'nda olduğu gibi... Ama bu toprakları yabancılara bırakmayacağız. Ve bir gün mutlaka yeneceğiz onları... Düşün baba; Bugün hükümet işini, gücünü bırakmış bizimle uğraşıyor. Çünkü bizden başka gerçek muhalefet kalmamış durumda. Ve hepsi Kemalist çizgiden sapmışlar. Ve tarih önünde hüküm giymiş durumdadırlar. Biz çoktan onları tarihin çöplüğüne atmış durumdayız. Size sesleniyorum ki bu Türkiye'de ben ve benim gibilerin olacağına ve bizim izimizde tam bağımsız Türkiye için çalışacaklarına var gönlümle inanıyorum... 28 Ocak 1971 Deniz Gezmiş"  6 Mayıs 2008 Deniz, Hüseyin ve Yusuf' un idam edilişlerinin 36. yılı. Onlar hiçbir şahsi çıkar gözetmeden sadece ve sadece ilkelerinin geleceği için doğrukarı söylediler ve bu uğurda canlarını hiç tereddüt etmeden feda ettiler. Dünden bugüne uzanan devrimci köprüde biz bugün yaşayanlar geçmişi iyi bilmek ve iyi tahlil etmek zorundayız. Her şeyden önce şikayet ederek değil, eleştirerek, okuyarak, öğrenerek ve tam bağımsız Türkiye hedefine ulaşmak için çabalayarak tarihimize layık olabiliriz. "Mustafa Kemal' den Denizlere, Denizler' den Bizlere Tam Bağımsız Türkiye" sevdası sonlanmamıştır. Bu bayrak bizdedir. Tüm varlığımızla Düşüncelerimizi savunmaya devam edeceğiz. Bu yüzden de diyoruz ki: Tam Bağımsız Türkiye için; Parola: Vatan; İşareti: Namus
|
|||
| Pazar, 21 Şubat 2010 23:12 tarihinde güncellendi |


