|
Bilin: Halkın ekmeğidir adalet. Bakarsınız bol olur bu ekmek, bakarsınız kıt, bakarsınız doyum olmaz tadına, bakarsınız berbat. Azaldı mı ekmek, başlar açlık, Bozuldu mu tadı, başlar hoşnutsuzluk boy atmaya. Bozuk adalet yeter artık!
Acemi ellerde yoğrulan, iyi pişirilmemiş adalet yeter! Yeter katıksız, kara kabuklu adalet! Dura dura bayatlayan adalet yeter!
Bolsa insanın önünde ekmek, lezzetliyse, Gözler öbür yiyeceklere yumulsa da olur. Ama her şey bollaşmaz ki birdenbire. Bilirsiniz, nasıl bolluk doğurur ekmek: Adaletin ekmeğiyle beslene beslene.
Ekmek her gün gerekliyse nasıl, Adalet de gerekli her gün, Hem o, günde birçok kez gerekli.
Sabahtan akşama dek, iş yerinde, eğlencede, Hele çalışırken canla başla, Kederliyken, sevinçliyken, Halkın ihtiyacı var pişkin, bol ekmeğe, Günlük, has ekmeğine adaletin.
Madem adaletin ekmeÄŸi bu kadar önemli, Onu kim piÅŸirmeli, dostlar , söyleyin? Öteki ekmeÄŸi kim piÅŸiren? Adeletin ekmeÄŸini de Kendisi piÅŸirmeli halkın, Gündelik ekmek gibi, Bol, piÅŸkin, verimli. Â
         Bertolt Brecht       (Çev. A.Kadir – Asım Bezirci)
Yukarıda oldukça çarpıcı dizeler var. Peki biz yıllar önce yazılmış bir şiiri neden bugün tekrar gündeme getirdik. Nedeni şu: Bu satırlar Hitler Almanyası hüküm sürerken yazıldı. Şair o dönemdeki gerçekleri dile getiriyor. Fakat bugün de aynı şeye ihtiyacımız yok mu? Neden faşist bir ülkedeki insanı , iyiyi, doğruluğu, adaleti savunan aydınla biz 2009 yılında aynı kaygıları ve istekleri dillendiriyoruz? Ülkemiz karanlığa gidiyor farkında mısınız?
NOT: Yukarıdaki dizeleri dilimize çeviren aydınlarımızdan biri ve Attila İlhan’ ın yakın arkadaşı olan Asım Bezirci, Sivas Katliamında, vatan haini yobazlar tarafından alçakça katledilmiştir ve şehit olmuştur. Anısı önünde saygıyla eğiliyoruz.
Â
|