Üye Girişi

Resim Galerisi

KEMALİST DEVRİM E-DERGİ YAYINDA...


DERGİ İÇİN TIKLAYIN dergi.kemalistdevrim.org

E-posta Zinciri


Kendini Ekle KemalistDevrim
Grubu Goruntule

Sosyal aÄŸlar

Facebook'ta paylaÅŸ

Facebook Grubumuz

Çevrimiçi Üyeler

Yok
Darbecilerle nasıl mücadele edilir? Yazdır E-posta
Yazar Yönetici   
Çarşamba, 24 Şubat 2010 07:26

 Rıza Zelyut     GÜNEŞ  24 ŞUBAT 2010

Son tutuklamaları anlayamayanlar için bir hİkaye daha yazdım; bakalım beğenecek misiniz?
Başbakanlık binasına yakın; İçişleri Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı içinden gelme, malum cemaatten yetişme istihbaratçı ve polis baş başa vermiş konuşmaktadırlar. Bunların yanında elektronik savaşta uzman bir de ABD'li bulunmaktadır. Konuşmalar İngilizcedir ve çok yalıtılmış bir odada yapılmaktadır.


Polis sorar: - O noktayı da dinleyebilecek miyiz?
İstihbaratçı:- Elbette dinleyeceğiz, zaten dinlemeye başladık bile.
ABD'li: -Asıl yapılacak iş; oraya girmek; belgeleri dışarı çıkarmaktır.
Polis: -Askeri alana girmek mümkün değildir.
ABD'li: - Oraya elektrik girdiğine göre biz de giriyoruz demektir. Merak etmeyin; en korunan yerine bile uzanıp oradan istediğimizi alacağız; sonra istediğimiz biçimi verip kamuoyuna açıklayacağız. Yalnız bu iş için yeni ve güvenilir bir yayın organına ihtiyacımız var. Biraz solcu sosu olan, demokrasi mücadelesi veriyormuş gibi görüntü verebilen...
Polis: - O tamam...
ABD'li: -Nasıl, sakın sizin cemaatin gazetelerini söylemeyin. Oralarda çıkan haberlere halk değer vermiyor. Sizinkisi kendi kendinize yaptığınız propagandadan öte geçmiyor.
Polis:- Zaten yeni bir gazete kuruluyor. Hükümet; işi ayarladı. bir kitapçıya teşvik adı altında para aktarıldı. O da gazeteyi yakında çıkaracak. Bizim gazeteler de oradan alıp yayımlayacak ki iş büyütülsün.
ABD'li: -Çıkarılacak yeni gazetenin başına şöyle bizim istediklerimizi yazıp savunacak birisi konulmalı. Cebi de doldurulmalı ki bizim yollayacağımız belgeleri yayımlasın.
Polis:- O da bulundu... Basın camiasına kendisini solcu gibi gösteren entelektüel birisini bulduk... Babası da eskiden solcu idi...
ABD'li:-Bravo! Ahmet mi Mehmet mi?
Polis: -Ahmet! Mehmet de bizim gazetelerin birisinden ona destek olacak.
ABD'li: -Tam isabet! Bize de onun gibi hiçbir kutsal değere inanmayan birisi lazımdı ki askerle yapacağımız mücadeleyi desteklesin...
İstihbaratçı: -Ben böyle tiplere güvenmeyi sakıncalı bulmuşumdur hep.
ABD'li: -Bizimle işbirliği yaptıktan sonra artık yan çizemez. Yoksa onu dünyaya rezil ederiz...
***
Hikaye hayali ama yalan değil. 2007 yılının başında kitapçılık yapan Alkım'lara tam 3 milyon 653 bin lira teşvİk veriliyor. Bunlar da casus gazetesi Taraf'ı çıkarıyorlar. Genelkurmayın kalbine kadar giren casuslar, istihbarat uzmanı Prof. Mahir Kaynak'ın deyişi ile oradan çıkardıkları belgelerin şurasına burasına ekleme yaparak casus gazetesine veriyorlar. Bu imal edilmiş belgeler de sanki her şey doğru imiş gibi kamuoyuna dayatılıyor. Mahkeme tarafından daha hüküm verilmeden bu özel örgüt; yayımladığı belgeyi Kuran ayeti gibi değişmez ilan ediyor. Halk da böyle düşünmeye zorlanıyor.
Macera bu kadar basit. Bu tarihten çok daha önce Başbakan Erdoğan tarafından özel bir örgüt kurulduğunu; Yavuz Donat, eski Sabah'ta yazmıştı. CHP Milletvekigli Atilla Kart da İçişleri ile Adalet Bakanlıklarının işbirliği içinde özel çalışmalar yaptığını dile getirip duruyor.

ÇOĞU BERAAT EDECEKTİR
Aha buraya yazıyorum; sizler de unutmayın: Bugün Ergenekon terör örgütü üyesi diye tutuklananların büyük bölümü sonunda beraat edecektir. Çünkü; işlenmemiş suçun cezası olmaz. Bu olaydan çok daha önceki olaylarda da Yargıtay; tasarıda kalan ama fiiliyata geçirilmeyen şeyler için ceza verilemeyeceğini karara bağlamıştır.
Diyelim ki bazı generaller, aralarında AKP'yi devirmeyi bile konuştular.
Bu iş için teşebbüse geçmemişlerse, bir iş yapmamışlarsa onlara sivil mahkemeler ceza veremez.
Bana kalsa; ben darbeyi konuşanları bile cezalandırırım...
Lakin; benim istememle hukukun çizdiği rota aynı olmuyor...
Göreceksiniz; bu davada tutuklananlar, yattıklarıyla kalacaklar; çıkınca hem devlet aleyhine hem de onları durmadan karalayan şu besleme basın aleyhine yüklü tazminat davaları açacaklar ve çoğu da zengin olacak.
Ama bu arada olan olacak; hükümet; gündemi darbe mücadelesi yapıyorum diye işgal edecek; işsizlik, yoksulluk, gelir dağılımındaki derin uçurum, gençlerin geleceğinin daha da kararması konuşulmayacak. Hükümet; ekonomik alandaki çıkmazı bu tartışmalarla çok güzel örtüyor.
Bu yüzden ekonomik kriz devam ettiği sürece bu darbe iddiaları yeni bölümleriyle oynatılıp duracak.
NOT: Ergenekon tutuklamalarının anlamını çözemeyenlere hatırlatıyorum: PKK elebaşısı Abdullah Öcalan'ın getirenlerin, bu işi organize edenlerin terör örgütü üyesi diye tutuklanmaları da mı bir anlam ifade etmiyor?